Diyabetik ayak ülseri nedeniyle hastaneye yatırılan hastalar ve refakat eden yakınlarının psikiyatrik açıdan değerlendirilmesi ve yatış sürecindeki tedavi prosedürlerinin psikiyatrik durumlarına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GİZEM ERDURAN HAYTA

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ramazan Sarı

Eş Danışman: Ali Erdoğan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Diyabetik Ayak Ülseri Nedeniyle Hastaneye Yatırılan Hastalar ve Refakat Eden Yakınlarının Psikiyatrik Açıdan Değerlendirilmesi ve Yatış Sürecindeki Tedavi Prosedürlerinin Psikiyatrik Durumlarına Etkisi Amaç: Diyabet, tüm toplumlarda en sık karşılaşılan kronik hastalıklardan biridir. Diyabetik ayak ülseri, mortalite ve morbidite açısından önemli bir sağlık sorunudur. Bu durumun yönetiminde multidisipliner yaklaşımın önemi giderek daha fazla vurgulanmaktadır. Diyabetik ayak ülseri tedavi ve takip sürecinde yalnızca hastaların değil, onlara bakım veren yakınlarının da fiziksel ve ruhsal sağlıklarının korunması büyük önem taşır. Bu çalışma, diyabetik ayak ülseri olan hastalar ve yakınlarında depresyon, anksiyete, yaşam kalitesi ve umutsuzluk düzeylerini ve bu durumlarla ilişkili faktörleri belirlemeyi; ayrıca amputasyon kararı ve seviyesinin psikiyatrik durum üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu prospektif araştırma, anket yöntemiyle yüz yüze görüşmeler şeklinde yürütülmüştür. Temmuz 2025–Ekim 2025 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji servisinde diyabetik ayak ülseri nedeniyle izlenen ve çalışmaya katılmayı kabul eden 55 hasta ve yakınına, yatışta sosyodemografik verileri içeren 3 bölümden oluşan anket, yatış ve taburculuk aşamalarında Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ), Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ) ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-BREF) uygulanmıştır. Hastaların komorbiditeleri, yatış süresi, amputasyon gereksinimi ve seviyesi, kullanılan antibiyotik türleri ve son HbA1c değerleri kaydedilmiştir. Veriler, IBM SPSS Statistics 25 © Copyright SPSS Inc. 1989, 2017 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji serviste diyabetik ayak ülseri nedeniyle takip edilen ve çalışmaya katılmayı kabul eden 55 hasta ve yakını dahil edilmiştir. Hastaların %81,8'ini erkekler oluşturmaktadır. Hastaların yaş dağılımı 35 ile 77 arasında değişmekte iken, yaş ortalaması 60.53±10.34, ortanca yaş ise 60'tır. Refakat eden hasta yakınlarının %69,1'ini kadınlar oluşturmaktadır. Yaş dağılımı 18 ile 74 arasında değişmekte iken, yaş ortalaması 50.18±15.48, ortanca yaş ise 54'tür. Hastaların diyabet süresi ortalama 16.71±9.37 yıldır. Hastaların yatış süresi ortalama 23.24±12.71 gündür ve %60'ında cerrahi müdahale gereksinimi olmuştur. Cerrahi müdahale uygulanan hastaların %66,7'sinde minör amputasyon, %33,3'ünde ise majör amputasyon uygulanmıştır. Cerrahi müdahale uygulanan hastaların yatış öncesi HbA1c değerleri, cerrahi müdahale uygulanmayan hastalara göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,007). Cerrahi müdahale uygulanan hastalarda HADÖ taburculuk skorları cerrahi müdahale uygulanmayan hastalara göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Cerrahinin majör amputasyon olması durumunda refakatçinin depresyon ve anksiyete skorlarının minör amputasyona göre anlamlı olarak yüksek olduğu görülmüştür. BUÖ taburculuk skoru (r=0,407; p=0,002) yatış süresi ile anlamlı korelasyona sahiptir. BUÖ skoru, cerrahi müdahale uygulanan hastaların refakatçilerinde taburculuk anında anlamlı olarak yüksek çıkmıştır (p=0,004). Refakatçilerin WHOQOL-BREF Genel Sağlık boyutu taburculuk skoru (r=-0,286; p=0,034) yatış süresi ile anlamlı korelasyona sahiptir. Sonuç: Diyabetik ayak ülseri nedeniyle amputasyon öyküsü bulunan hastalarda, amputasyon seviyesi arttıkça psikiyatrik etkilenme düzeyinin de arttığı saptanmıştır. Diyabetik ayak ülseri olan bir hastanın yakını olmak, bağımsız bir psikiyatrik risk faktörü olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, diyabetik ayak ülseri yönetiminde yalnızca hastalar değil, hasta yakınları da tedavi ve izlem sürecine aktif olarak dahil edilmelidir. Hastanede yatış süresince hem hastalara hem de yakınlarına psikiyatrik destek sağlanması, tedaviye uyumun artırılması ve ruhsal iyilik hâlinin korunması açısından önemlidir. Anahtar kelimeler: Diyabet, diyabetik ayak ülseri, hasta yakını, depresyon, anksiyete, yaşam kalitesi, umutsuzluk, amputasyon