Pretermlerde medikal tedaviye dirençli patent duktus arteriozus oranı ve etkileyen faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HÜSEYİN TİK

Danışman: Kıymet Çelik

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Duktus arteriozus (DA), fetal dönemde ana pulmoner arter ile aort arasındaki kanı pulmoner yataktan uzaklaştıran vasküler bağlantıdır. Patent duktus arteriyozus (PDA) ise DA'un doğumdan sonra beklenen süreden daha uzun süre açık kalmasıdır. PDA, prematüre yenidoğanları etkileyen en yaygın kardiyovasküler durumdur. PDA'nın komplikasyonlarının önlenmesi amacıyla, 32. gestasyon haftasından önce doğan bebeklerin %10-34'üne ve 28. gestasyon haftasından önce doğan bebeklerin %61'ine medikal ve/veya cerrahi tedavi uygulanmaktadır. PDA tanısıyla medikal tedavi uygulanan bazı yenidoğanlarda duktus açıklığı tedaviye rağmen devam etmektedir. Yenidoğanlarda medikal tedavi direncine neden olan faktörler ilgili yapılan çalışmalar az sayıda olmakla beraber genellikle gestasyonel hafta (GH), doğum ağırlığı, PDA çap genişliği gibi çeşitli faktörler öne çıkmaktadır. Bu çalışmada tek kür medikal tedavi ile ağır pretermlerde PDA kapanma oranı ve medikal tedavi direncini etkileyen faktörlerin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli retrospektif tanımlayıcı kesitsel olarak planladığımız çalışma, Mayıs 2017- Mayıs 2022 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi hastanesinde izlenen 32.GH altı ağır prematüre bebeklerin ve annelerinin dosya kayıtları üzerinden gerçekleştirildi. Çalışma grubu tedavi yanıtlı grup ve tedavi dirençli grup olarak iki gruba ayrıldı. Gruplar demografik, klinik, laboratuvar ve ekokardiyografik (EKO) verileri açısından karşılaştırıldı. Tek değişkenli analizde anlamlı farklılık gösteren parametreler çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Olguların GH ortalaması 27.1 ± 2.24, doğum kilosu ortalaması ise 1026 ± 338 gr olarak belirlendi. Olguların 20'sinde (%24,3) annede histolojik koryoamniyonit, 2'sinde (%2,4) klinik koryoamniyonit, 16'sında (%19,5) antenatal dönemde erken membran rüptürü (EMR) belirlendi. Çalışmaya alınan tüm hastalara ilk kür PDA kapatma tedavisi uygulandı ve tek kür tedavi ile hastaların 55'inde (%66) kapanma gözlendi. Demografik veriler açısından karşılaştırıldığında tedaviye dirençli grupta koryoamniyonit ve EMR öyküsü varlığı anlamlı yüksek saptandı (p:0,004, p:0,027). Gestasyon haftası tedaviye dirençli grupta istatistiksel anlamlı daha düşük gözlendi (p:0,002). Klinik veriler açısından karşılaştırıldığında ise bronkopulmoner displazi (BPD) insidansı, invaziv, noninvaziv, toplam solunum desteği ve yatış süresi medikal tedavi dirençli grupta daha yüksek saptandı (sırasıyla p:0.01, p:0.03, p:0.037, p:0.012, p:0.014). EKO verilerİ açısından karşılaştırıldığında duktus çap genişliği ve PDA çap indeksi tedavi dirençli grupta istatistiksel anlamlı daha yüksek tespit edildi (p:0,030, p:0.008). Tedavi başlangıç zamanları, kullanılan ajan ve kullanılan ajanın uygulama yöntemi açısından karşılaştırıldığında gruplar arasında istatiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Hastalar hem tedavi direnci hem de cerrahi ligasyon ihtiyacı açısından laboratuvar verileri karşılaştırılarak değerlendirildiğinde istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Tek değişkenli lojistik regresyon analizinde; GH, koryoamniyonit, EMR, PDA çap genişliği, PDA çap indeksi, ilk 3 günlük idrar çıkışı ortalamasının medikal tedavi direncini etkileyen değişkenler olduğu görüldü. Bunlar arasında GH (OR 0.76 95% CI 0.58- 0.99, p:0.048) ve PDA çap genişliği (OR 3.55 95% CI 1.26- 10.01, p:0.016) çok değişkenli lojistik regresyon analizinde medikal tedavi direnci ile ilişkili bağımsız faktörler olarak saptandı. Sonuç: Olgularda literatür ile benzer oranda ilk kür tedavi ile %34 oranında tedaviye yanıtsızlık saptandı. Tedavi yanıtını etkileyen en önemli faktörlerin PDA çap genişliği ve GH olduğu gözlemlendi. Ayrıca antenatal dönemde annelerde koryoamniyonit ve EMR varlığı da tedavi yanıtını etkileyen diğer faktörler olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Prematüre, Patent duktus arteriyozus, Koryoamniyonit, Erken membran rüptürü, Bronkopulmoner displazi