Kibyra'da yerel seramik faaliyetlerinin seçilmiş form grupları üzerinden arkeolojik ve arkeometrik yöntemlerle incelenmesi (mö.3. – ms. 3. yüzyıllar)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLNAZ ACAR
Danışman: Gül Işın
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kibyra, Burdur'un Gölhisar ilçesinde, Çameli Havzası'na doğru uzanan Akdağların (Kragos) doğu eteklerindeki tepeliklerde konumlanır. Bu konumu ile Antik Dönem'deki çeşitli kültür bölgelerinin kesiştiği bir noktadadır. Bu bölge Demir Çağı'nda Kabalya ya da Kabalis, Roma Dönemi'nde Kibyratis olarak anılır. Kabalya/Kibyratis Bölgesi 19. yüzyıl boyunca seyyahların ve doğa bilimci araştırmacıların ilgisini çekerken, Kibyra Antik Kenti ile ilgili araştırmalar 20. yüzyılın başlarında başlar. Kentteki ilk kazı çalışmaları ise 2006 yılından bugüne kadar sürdürülmektedir. Bu tez çalışması kapsamında kentteki kazılarla ortaya çıkartılan tüm yapı ve alanlardan gelen seramik buluntular incelenmiştir. Çalışmanın amacı seramik buluntunun ve fırın atığı malzemenin yoğunluğundan Kibyra'daki üretim faaliyetlerinden biri olduğu anlaşılan Kibyra yerel seramik üretimini arkeolojik ve arkeometrik yöntemlerle ayrıntılı bir şekilde incelemektir. Bu doğrultuda Kibyra kazı evi deposuna farklı depozitlerden gelmiş 300 kasa seramik incelenmiş, bunlardan 2180 adet seramik parçası çalışma kapsamında oluşturulan veri tabanına kaydedilerek yerel üretim grupları içerisinde değerlendirilmiş ve bunlardan 635 tanesi katalog çalışmasında sunulmuştur. Araştırmada sunulan seramik grupları Geç Hellenistik Dönem'den Geç Roma Dönemi'nin başlarına kadarki süreci kapsamaktadır. Günlük kullanım ve sofra seramiklerinden oluşan örnekler yapım ve fırınlama aşamasındaki teknik farklılıklara göre görece kaliteye sahip kırmızı pekişmiş ya da kil astarlı, ince ya da kaba seramik gruplarını içermiştir. Çalışmada oluşturulan seramik tipolojisi, formunu belirleyebildiğimiz fırınlama hatası örneklere ve kimyasal analizlerle gruplandırılarak çalışılmış örneklere dayanır. Kibyra üretimi olduğu çok sayıda fırınlama hatalı atık parçayla desteklenen ya da sayıca fazla olan form gruplarından seçilmiş numuneler üzerinde yapılan kimyasal analiz çalışmaları, Kibyra seramiklerinin iki ana ham madde grubunda üretilmiş olduğunu ortaya koymuştur. Bu hammadde gruplarının bölge kayaçlarından toplanan killerle benzer kimyasal özelliklerde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda Kibyra yerel üretim seramiklerinin ya iki kaynaktan gelen çamurla üretildiği ya da üretim esnasında değişik oranlarda başka killerle karıştırılmış olduğu şeklinde bir yoruma gidilmiştir. Kimyasal analiz çalışmaları aynı zamanda Kibyra'daki seramik yapım süreçlerinin fırınlama aşamasında yüksek sıcaklıkla gerçekleştirilmiş pişirim özelliklerinin olduğuna ilişkin veriler sunmaktadır. İncelenen seramik grupları, Kibyra'daki üretim faaliyetleri ile kentin siyasi tarihinin uygun bir şekilde örtüştüğünü ve üretimin, MÖ. 3. yüzyılın ortasından başlayarak MS. 3. yüzyıla kadar kesintisiz devam ettiğini ortaya koymuştur. Bu uzun soluklu üretim sürecinde hem ham madde hem de teknik uygulamalar açısından üretimin kalitesinde farklılıklar gözlenir. Bu farklılıklarda Kibyra üretiminin kendi iç dinamikleri ve tarihsel olayların etkisi olduğu kadar Akdeniz coğrafyasında hakim olan üslup değişimlerinin de etkilerinin de olabileceği düşünülmüştür. Kentteki üretimin iyi astarlanmış örneklerle Kibyralı tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olduğu kesindir. Yerel üretimin kendine özgü özellikleri ve kalite farkları sürecin her safhasında kendini gösterir. Ancak Kibyralı çömlekçileri döneminin muadilleriyle yarıştıracak, ürün kalitesini arttırmaya itecek bir talebin oluşmadığı da anlaşılmaktadır. Coğrafi olarak elverişli bir konumda bulunan seramik üreticisi Kibyra'nın organize bir ticaret ağı içinde olabileceği düşünüldüğünde, özellikle Kibyratis olarak anılan bölgede "Kibyra Seramiklerinin" ticari faaliyetlerin önemli bir nesnesi olarak kullanılmış olması kuvvetle muhtemeldir. Sonuç olarak bu çalışmada açığa çıkan veriler ışığında Kibyra üretimi seramiklerin tanımı net olarak yapılabilecek ve özellikle yakın bölge kentlerinde "Kibyra üretimi" olabilecek gruplar kolaylıkla tespit edilecektir. Böylece ilerideki saha araştırmalarında Kibyra seramiğinin dağılım sınırlarını da tespit etmek mümkün olacaktır.