Amiodaron ve trastuzumab kombinasyonunun meme kanseri hücreleri üzerindeki sitotoksik ve antianjiyogenik etkilerinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEYZANUR ŞİMŞEK

Danışman: Esra Aydemir

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Neoplastik ilerlemede iyon kanalları, büyümeyi inhibe edecek sinyallere karşı duyarsızlık, invazyon ve metastaz, anjiyogenez, apoptozdan kaçma gibi kanserin ayırt edici özelliklerine de katkı sağlamaktadır. İyon kanallarının fonksiyonları ve özellikleri patolojik koşullarda değişebilmektedir. Bu değişen fonksiyonlardan bazıları kanser hücreleri için hayatta kalma ve metastaz gibi kritik olaylarda rol oynamaktadır. İyon kanalları, bazı önemli hayatta kalma sinyal yollarını ve membran potansiyelini düzenleyerek kanser hücresi proliferasyonunu kontrol etmektedir. Fakat kanser tedavisi için iyon kanallarını hedefleyecek özel olarak tasarlanmış ilaç henüz mevcut değildir. Çeşitli hastalıkların patofizyolojisindeki rolü bilinen iyon kanallarını hedef alan, bu hastalıkları tedavi edecek ilaç formları zamanla geliştirilmiştir. Bu tedavilerde kullanılanlar arasında birçok antiepileptik ve migren ilaçları, lokal anestezikler, antipsikotikler, antiaritmikler, antihipertansifler ve oral hipoglisemik ajanlar sayılabilir. Klinik olarak onaylanmış bu ilaçlar, zaman, bilinen güvenlik profili, insanlar üzerinde anlaşılmış farmakokinetik mekanizma ve ekonomik yönleriyle kolaylık sağlayacağı için kanser tedavisi için yeniden kullanılabilir. Bu tez çalışmasında trastuzumab, amiodaronun tek başına ve kombinasyonlarının MCF-7, MDA-MB-231, MCF-10A ve HUVEC hücre hatlarında sitotoksik ve antianjiyogenik özellikleri araştırılmıştır. Amiodaron, MCF-7 24, 48 saatlik inkübasyon süresi sonunda MCF-7 hücrelerinde 150, 100, 80, 60, 40, 20 µg /ml dozlarında istatistiksel olarak önemli sitotoksik etki göstermiştir. 72 saatlik inkübasyon süresinde MCF-7 hücrelerinde 150, 100, 80, 60, 40, 20, 10 µg /ml dozlarında istatistiksel olarak önemli sitotoksik etki göstermiştir. 24, 48 ve 72 saatlik inkübasyon süresinde MDA-MB-231 hücrelerinde 150, 100, 80, 60, 40, 20, 10 µg /ml dozlarında istatistiksel olarak önemli sitotoksik etki göstermiştir. Trastuzumab 150, 100, 80, 60, 40, 20, 10, 5, 2.5 ve 1 µg /ml dozlarında hiçbir hücre hattında istatistiksel olarak önemli sitotoksik etki göstermemiştir. Fakat 72 saatlik inkübasyon süresinde 150-100 µg /ml doz aralığında ise antiproliferatif etkiye sebep olmuştur. MCF-7 hücrelerinde amiodaronun 1, 2.5 ve 5 µg /ml olduğu kombinasyonlarda hiçbir dozda istatistiksel olarak önemli sitotoksik etki görülmemekte olup hücre canlılığında istatistiksel olarak azalmaya sebep olmaktadır. Elde edilen veriler sonucunda MDA-MB-231 ve MCF7 hücrelerinde kaspaz-3 miktarında istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik görülmemektedir. Sonuçlarda ilaçların tek başına ve kombinasyonunun apoptotik etkisi olmadığı görülürken 2.5 µg /ml amiodaron, 5 µg /ml trastuzumab ve kombinasyonlarında 24 saatlik inkübasyon süresi sonunda VEGF miktarında MCF-7, MDA-MB-231, MCF10A ve HUVEC hücre hatlarında istatistiksel olarak önemli bir azalma gözlenmiştir.