MALİGN BEYİN TÜMÖRLERİNDE PET/BT BULGULARININ DİFÜZYON MR VE PERFÜZYON MR BULGULARIYLA KARŞILAŞTIRILMASI
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Murat Sipahi
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): FUNDA AYDIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada malign beyin tümörlerinde 18F FDG PET görüntülemede elde edilen metabolik aktivite (SUVmax) ile difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntülemedeki (DAMRG) difüzyon katsayısı (ADC) ve perfüzyon manyetik rezonans görüntülemede elde edilen rölatif beyin kan volümü (rCBV) arasında bir ilişki olup olmadığı; grade 4 glioblastomdan metastatik beyin kitlelerinin ayırımında FDG PET görüntülemenin katkısının araştırılması amaçlanmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin Cerrahisi kliniğine intrakranial kitle tanısı/ön tanısı ile başvuran, 9 erkek, 11 kadın, toplam 20 olgu retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmaya konvansiyonel MR ve FDG PET/BT görüntülemeleri olan olgular dahil edilmiştir. Bu hastalardan daha önce opere edilmiş ancak sonraki incelemelerinde nüks ya da rezidü kitle saptanmayan olgular, ekstraaksiyal yerleşimli kitlesi olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Tüm vakalarda primer lezyonun ADC değeri ile geç görüntülerdeki metabolik aktivitenin kontralateral korteksin metabolik aktivitesine oranı ile elde edilen değer arasında (GSUV/ GSUVK) istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon saptanmıştır (p<0.05, r =-0.52) Ayrıca primer tümörün perfüzyonu (rCBV) ile erken ve geç görüntülemede kitlenin SUVmax değerlerindeki % değişim (GSUV- ESUV/100* ESUV) arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon bulunmuştur (p<0.01, r = -0.63). Bunların dışında grade 4 glioblastomdan metastatik beyin kitlelerinin ayırımında geç görüntülemenin tanısal değeri (duyarlılık %100, özgüllük %75) olduğu gözlenmiştir. Çalışmamızdan elde ettiğimiz sonuçlara göre FDG PET intrakranial kitlelerin tanısında ek katkı sağlamakta olup, özellikle geç görüntülemenin beyin lezyonlarında mutlaka yapılması gerektiğini düşünmekteyiz