Neolitik ve Kalkolitik Çağlarda Teke Yarımadası
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YASİN CEMRE DERİCİ
Danışman: Burçin Erdoğu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez çalışması, Teke Yarımadası'nda Neolitik ve Kalkolitik dönemlere ilişkin kronolojik, kültürel ve teknolojik gelişmeleri kapsamlı biçimde değerlendirmeyi amaçlamıştır. Teke Yarımadası'nda Girmeler, Domuzburnu, Belbaşı, Tavabaşı ve Tlos gibi ana yerleşimler referans alınmış ve buralardan ortaya çıkarılan arkeolojik bulgular, geçmiş yüzey araştırmaları ve 2021 -2023 yılları arasında gerçekleştirilen yeni yüzey ve müze araştırmaları ile birlikte değerlendirilmiştir. Radyokarbon sonuçları bölgenin yaklaşık M.Ö. 9200–4400 arasını kapsayan bir kültürel süreklilik ve dönüşüm süreci sergilediğini ortaya koymaktadır. Çalışma kapsamında elde edilen 17 radyokarbon tarihi, Epi-Paleolitik/Çanak Çömleksiz Neolitik Geçiş, Çanak Çömleksiz Neolitik, Ön Neolitik, Erken Neolitik, Geç Neolitik, Erken Kalkolitik ve Orta Kalkolitik dönemlerin varlığını ortaya çıkarmaktadır. Girmeler Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem'e ait mimari yapıları, yerleşik avcı-toplayıcı yaşam izleri, gömü uygulamaları ve erken tarımsal denemeleri ile bölgedeki en önemli veri kaynağı olmuştur. Teke Yarımadası'nda Erken Holosen'de Obsidyenin kullanılmayışı, yerel çakmaktaşı hammaddesine dayalı taş endüstrisi bölge toplumlarının görece izole, avcılık-temelli bir yaşam biçimi benimsediklerine işaret etmektedir. Öte yandan Erken Holosen dönemle ilişkilendirilen ve Kaş-Demre Kültür Bölgesi olarak tanımlanan alanlarda saptanan yontma taş buluntular, Ege Mezolitiği ile paralellik gösteren özgün bir teknolojik gelenek sergilemiştir. Girmelerin Çanak Çömleksiz Neolitik tabakaları ise materyal kültürü çerçevesinde Kaş-Demre Kültür Bölgesi'nden tamamen ayrılmaktadır. Dolayısıyla Teke Yarımadası'nın Neolitikleşme sürecinde iki farklı kültürün yer aldığı anlaşılır. Ayrıca antik DNA analizleri bölgenin kendi yerel insanının varlığını ortaya koymaktadır. Teke Yarımadası Çanak Çömleksiz Neolitik Dönemin sonunda ilk defa baskı tekniği ve obsidyen görülür. Ön Neolitik'te ise bölgede özel yapıların varlığı bilinmektedir. Bulgular, Teke Yarımadası'nda çanak çömleğin ilk kez M.Ö. 6700/6600 civarında ortaya çıktığını, ve Geç Neolitik sonuna kadar yerel kültürün baskın olduğunu gösterir. Ancak Geç Neolitikte ve Orta Kalkolitik çanak çömlek kültüründen izlendiği üzere çevresel etkileşim daha fazladır. M.Ö 5300-4900'e tarihlenen Erken Kalkolitikte ise bölgeye özgün bir kültürün hakim olduğundan bahsedilebilir.