Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediyatri) Doktorlarının Hukuki Sorumluluğu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP ZORER KAPLAN

Danışman: Selin Sert Sütçü

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hukuk düzeninde kişinin vücut bütünlüğü ve yaşam hakkının korunması diğer bütün hakların kullanılabilmesinin ön koşuludur. Sağlık ve iyileşmek adına dahi olsa gerçekleştirilen tıbbi müdahale bakımından hastanın ve doktorun kurallar çerçevesinde korunması, beraberinde tarafların sorumluluğunu getirmektedir. Doktor hasta ilişkisi hukuken ne kadar belirlenebilir ve koruyucu olursa hem doktor hem hasta bu denli amaca ulaşabilecektir. Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartlarının yanında, müdahalenin çocuklar bakımından ne şartlarda ve nasıl uygulanması gerektiğini belirlemek, tıp ve hukuk biliminin öncelikli konusu olmalıdır. Çocuk hastanın hakları ve doktorun sorumluluğu hukuk sınırıyla çevrelenmedikçe toplum sağlığının da tehlikeye düşmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır. Uygulamada, çocuk doktorlarına ilişkin diğer uzmanlıklara göre daha fazla tıbbi hata ve uyuşmazlık olması ve hastanın çok kez korunmaya muhtaç çocuk olması sebebiyle çocuk doktorlarının sorumluluğunun diğer doktorlara nazaran daha hassas ve önemli olduğunu söylemek hatalı olmayacaktır. Çocuk doktorlarının görevlerini, karşılaşmaları pek muhtemel yargılamalara karşı endişe duymadan yapabilmeleri ve mesleki özerkliklerini koruyabilmeleri çocuk sağlığını ve dolayısıyla uzun vadedeki toplum sağlığını belirleyecektir. Kişinin kişiliğinin, yaşamının ve haklarının hukuken korunması gerekliliği karşısında, bakıma ve temsile muhtaç çocuğun ise daha fazla korunmasının gerekliliği ortadadır. Tıbbi müdahaleyi hukuka uygun kılan aydınlatma, çocuğun kişisel sağlık verileri bakımından, müdahaleye rıza verme ise kişiye sıkı sıkıya bağlı hak olması bakımından çocuk hastaların bu durumlar karşısındaki konumu ve doktorun yaklaşımı hukuken tartışılmaya değer konulardır. Diğer yandan tıp hukukunda, doktoru otorite kabul eden ve bir nevi hastanın yerine kendini koyarak hareket eden babacıl anlayış terk edilerek artık kişinin geleceğini belirleme hakkına dayanan otonom anlayışa geçilmiştir. Çocuk doktoru ile hasta ilişkisinde de, ayırt etme gücü olan çocuklar bakımından değil doktorun, velinin dahi çocuk üzerinde hüküm kurmasını kabul etmeyen bir eğilim gelişmektedir.