Gilles Deleuze ve Felix Guattari’de arzu ontolojisi ve politika


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, -, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Sercan Çalcı

Danışman: HASAN ASLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, Deleuze ve Guattari'nin Anti-Oedipus'unu arzulayan-üretim ve arzulayan-makineler kavramları ekseninde okumanın yollarını araştırıryoruz. Öncelikle reaktif arzu varsayımlarını üreten negatif arzu kavramlarının eleştirisine odaklandığımız ilk bölüm, Anti-Oedipus'ta ?geleneksel arzu mantığı? olarak adlandırılan ve arzuyu ?yasaya?, ?olumsuzlamaya? ve ?eksikliğe? kodlayan anlayışların eleştirsini de zorunlu kılıyor. Bu açıdan geleneksel arzu mantığının kuruluşu Platon'un Şölen'de gösterdiği gibi arzuyu ?sahip olmanın? tarafına yerleştirmekle başlıyor. Psikanaliz'in rolü ise kapitalizm ile ilişkisi içerisinde, Oedipus'un kuruluşu ve arzulayan-üretimnin tüm toplumsal bağlarının koparıldığı ?yapı?ların üretilmesiyle gelişiyor. Deleze ve Guattari, kendi kavramsal yaratımlarının ürünleri olan ?şizoanaliz? yoluyla arzulayan-üretimni kuşatan rekatif, yasaya ve koda dayalı mantıkları reddederek arzuyu tüm toplumsal alana nüfuz eden ?makinesel? bir bağlantı süreci olarak düşünmeyi deniyor. Böylesi bir düşünüşün felsefi soykütüğüne yakından baktığımızda karşımıza Nietzsche, Spinoza ve Bergson'dan alınan kavramların dönüştürülerek üretici bir arzu mantığının oluşturulması için sentezlendiğini gözlemliyoruz. Özellikle Nietzsche'nin ?olumlama?, Bergson'un ?virtüel? ve Spinoza'nın ?içkinlik? kavramları arzulayan-üretimin bileşenleri olarak ?arzu ontolojisi?nin etkin parçaları haline geliyor. ?Fark ontolojisi? ekseni, bize fark ve tekrar arsındaki oyunun olumlayıcı bir arzu ontolojisinin vazgeçilmez varyantlarından birini oluşturduğunu düşündürüyor. Arzulayan-üretimin edimselleştiği düzlemlerde makinesel bağlantılar yoluyla oluşturduğu ilişkiler arzunun ?çokluk?la kurduğu bağlantı ve ilişkileri oluşturur. Bu yüzden ?çokluk? kavramı, Bir ve Çok diyalektiğinin ötesindeki dolayımsız, heterojen, indirgenemez ve yaratıcı bir kavram olarak düşünülmelidir. Öte yandan makine kavramı, teknolojik makine imgelerini aşan bir bağlamda karşımıza çıkıyor. Makine bedenlerle, toplumsal akışlarla, cinsellikle ilişkisi içerisinde bir bağlantı ve bağlantıların düzenlenmesi sürecidir. Anti-Oedipus'ta arzulayan-makineler en özgün kavramsal yaratımlarından birisini oluşturan Organsız Beden'le asimetrik ilişkisi içerisinde inceleniyor. Arzu, haz, tatmin ya da ihtiyaç gibi kategorilere indirgenemez; o üreticidir, üretici bir düzenlemedir ve bu yüzden ona verili ne bir nesne vardır ne de arzulama süreçlerine hükmeden bir özne. Arzu, akışlar içerisindeki bağlantılar yoluyla edimselleşir. Arzu politikası, arzuyu reaktif hale getiren ve onu kendi baskılanışını arzulamaya iten düzenlemelerin şizoanaliziyle ortaya çıkar. Artık, bilinçdışı arzu yatırımlarının düzlemindeyizdir ve bu düzlem paranoid ve şizoid arzu yatırımlarının ayırt edilmesini sağlar, ancak bu ayrım düalist ya da dikotomik bir ayrım değildir. Her yerde molar-paranoid ve şizofrenik çizgilerin kesişimi ve dağılımını görebiliriz. Arzu ontolojisi, ?dır? kipi üzerine kurulu ?mevcudiyet metafiziğini? kıran içkin, yatay ve makinesel bir bağlantı biçimi olarak ?ve? bağlacını kullanır. ?ve? bağlacı diyalektik olmayan moleküler bir sentez düşüncesini getirir beraberinde. Arzu ve ontoloji ve politika ve?Arzu, arzulayan-üretim, arzulayan-makineler, yasa, eksiklik, virtüel, olumlama, içkinlik,şizoanaliz, ?ve? ontolojisi