BİLGİSAYAR LABORATUVARLARINDA İÇ HAVA KALİTESİNİN ARAŞTIRILMASI
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MAHMOUD S S ABUOWDA
Danışman: Ahmet Çoşgun
Özet:
Bu çalışma, öğrenci sağlığını ve bilişsel
performansını en iyi şekilde koruma yollarını belirlemek amacıyla, Akdeniz
Üniversitesi Enformatik Bölümü bünyesindeki bilgisayar laboratuvarlarında iç
ortam hava kalitesi (İOHK) dinamiklerini özellikle CO2, partikül madde (PM),
sıcaklık ve bağıl nem parametrelerini ayrıntılı olarak incelemektedir. Scopus
veri tabanında indekslenmiş 510 makalenin (2015–2025) PRISMA protokolüne uygun
bibliyometrik analiziyle haritalandırılan küresel akademik eğilimler ekseninde
ele alınan bu araştırma; insan kaynaklı biyo-emisyonların, aktif elektronik
cihazlardan kaynaklanan kalıcı teknik kirlilikle karıştığı kritik bir "çift
yüklü paradigma" (dual-load paradigm) modelini ortaya koyarak mevcut
literatürdeki köklü bir çelişkiyi çözüme kavuşturmaktadır.
Deneysel veriler, Ekim 2025 ile Ocak 2026
tarihleri arasında, beş farklı laboratuvarda, solunum bölgesi yüksekliklerini
(0,5, 1,2 ve 1,8 metre) izleyen 12 ölçüm istasyonu kullanılarak gerçek zamanlı
olarak toplanmıştır. Bu doğrultuda, çoklu fraksiyon aerosollerin (PM0.3 ila
PM10) ölçümü için fabrikada kalibre edilmiş bir PCE-PCO 2 partikül
sayım cihazından; CO2 ve sıcaklık takibi için ise bir JD-3002
sensöründen yararlanılmıştır. IBM SPSS 26.0 yazılımında yürütülen istatistiksel
analizlerde, Kolmogorov Smirnov testi sonucunda verilerin normal dağılım
göstermediği ve yüksek derecede çarpık olduğu belirlendiğinden (p < 0.05),
çoklu grup değişimlerini tespit etmek için Kruskal-Wallis H testi ve
değişkenler arası ilişkileri bağlamak için Spearman korelasyonu gibi parametrik
olmayan çıkarımsal testler uygulanmıştır. Eş zamanlı olarak, FLOW-3D
yazılımında zamana bağlı (transient) 3 boyutlu RANS denklemlerini, realizable
k-epsilon türbülans modeli ve sürekli hacimsel PM kaynak terimleriyle birlikte
çözen sayısal modellemeler yürütülmüştür.
Saha sonuçları, farklı laboratuvarlar
arasında belirgin çevresel varyasyonlar olduğunu ortaya koymuştur (p <
0.001). Dikey analizler LAB1, LAB3 ve LAB7'de hava kütlelerinin iyi karıştığını
gösterirken (p > 0.05); LAB5 ve LAB6'da ciddi bir dikey partikül
katmanlaşması (stratifikasyon) tespit edilmiştir (p < 0.05). Bu durumun,
elektronik cihazlardan yükselen termal bacaların (thermal plumes), kaba
partiküllerin 1,8 metrelik üst düzlem civarında aşırı birikmesine (PM10
basıklık/kurtosis = 7.763) yol açmasından kaynaklandığı belirlenmiştir. Ayrıca,
bağıl nem ile PM arasında güçlü pozitif Spearman korelasyonları saptanmış (r
> 0.50, p < 0.001); bununla birlikte LAB7'de iç ortam birikiminin yüksek
olduğu dönemlerde anlamlı bir pozitif CO2 - PM10
korelasyonu (r = 0.464, p < 0.001) elde edilerek, kullanıcı varlığının taban
tozunu aktif olarak havalandırdığı net bir şekilde kanıtlanmıştır. Son olarak,
%4'ün altında dikkate değer bir hata payı ile doğrulanmış (valide edilmiş)
FLOW-3D modelimiz; bölgesel İOHK düşüşlerinin taze hava eksikliğinden ziyade
hatalı hava akışı geometrisinden kaynaklandığını kesin olarak ispatlamıştır.
Yüksek hızlı üfleme havası, oda çeperlerini 2,50 m/s'ye varan hızlarla etkin
bir şekilde süpürürken, merkeze doğru momentumunu hızla kaybetmekte ve zararlı
kirleticilerin kümelendiği merkezi durgunluk bölgeleri (0,20 ila 0,28 m/s)
oluşturmaktadır. Bu bulgular, lokalize aerosol giderici menfezlerin ve çift
kaynaklı ihtiyaca göre ayarlı havalandırma (DCV) sistemlerinin kurulmasına
yönelik açık bir ihtiyacı ortaya koymaktadır.