ÜRDÜN KARA ÇÖL'DEKİ "ÇÖL UÇURTMALARI" VE "TEKERLEKLERİ": MİMARLIK-KÜLTÜR VE ÇEVRE İLİŞKİLERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RANEEM SHAWKAT ABD AL LATEEF AL KHAROUF
Danışman: Serkan Kılıç
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, antik tasarım, ekoloji ve tarihsel anlatıların mimari bir rabıtası, Orta Doğu ve Orta Asya'nın kurak bölgelerinde yaygın olarak bulunan gizemli ve eski yapılar olan çöl kapanları "desert kites" ve dairesel planlı yapılarını "desert wheels" ele almaktadır. Bu araştırmada, uzun süredir gizemle örtülü olan bu yapıların tasarımını, bağlamını ve tarihsel önemini aydınlatmak için mimari bir bakış açısı benimsenmektedir. Bölgenin jeolojik, iklimsel ve kültürel ortamının geniş kapsamlı bir şekilde incelenmesine yönelik çalışmada, daha odaklı bir analiz için zemin hazırlığı yapılmıştır. Araştırmada temel olarak, bu yapılar Ürdün Kara Çöl bölgesinde yoğun bir şekilde bulunmakta olup, son teknoloji araçları kullanarak, bu eşsiz çevre içindeki önemlerini anlamak üzere detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ayrıca, bu çalışma, ekolojik ve çevresel faktörlerin analizi ile mimari anlayışımızı açıklamaktadır. Bu veri bileşimi, önceki arkeolojik ve antropolojik çalışmalardan elde edilen bilgilerle daha da zenginleşmektedir. Araştırmanın en önemli yönü, Kara Çöl'deki bu yapıların bağlamını 3D modelleme teknikleri kullanılarak yeniden ayağa kaldırmak ve ampirik verilere dayanarak dönem içerisindeki önemini yansıtmaktadır. Yapılan çalışmalar sonrasında, kapanların ve dairesel planlı yapıların sadece yapısal yönleri aydınlatılmakla kalmamış, aynı zamanda yapıların inşasındaki kültürel ve tarihsel anlatılar da açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı, çöl kapanları ve dairesel planlı yapıların anlaşılmasındaki mevcut boşlukları kapatmak, onların Kara Çöl'deki varlığını daha kapsamlı bir şekilde açıklamaktır. Sonuç olarak, bu çalışma sadece mimari tarih alanında önemli bir katkı yapmakla kalmaz, aynı zamanda araştırmacılara bu antik yapıları ve onların sosyo-kültürel etkilerini keşfetmek için yeni olanaklar sunmaktadır.