PATOLOJİK DESİDUAL SENESENSE BAĞLI GELİŞEN TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARININ DESİDUAL HÜCRELERİNDE PROGESTERON ANALOĞU UYGULAMASININ FOXM1 EKSPRESYONUNA ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: REMZİYE KATIRCI
Danışman: Güler Leyla Sati Duran
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Desidualizasyondaki fizyolojik desidual senesens (desidual yaşlanma), patolojik desidual senesense dönüşerek, tekrarlayan gebelik kayıplarına (recurrent pregnancy loss RPL) neden olmaktadır. FOXM1, desidualizasyonda proliferasyonla ilişkili transkripsiyon faktörüdür. Medroksiprogesteron asetat (MPA) ve didrogesteron (DYD) bir progesteron analoğudur. Çalışmamızda, "patolojik desidual senesense bağlı gelişen tekrarlayan gebelik kayıplarının desidual hücrelerinde FOXM1 ekspresyonu azalır ve progesteron analoğu uygulaması azalan FOXM1 ekspresyonunu tersine çevirir" hipotezi kurulmuştur. Bu amaçla, patolojik desidual senesense bağlı gelişen RPL'de desidual senesens ve FOXM1 ilişkisi ile progesteron analogları olan MPA ve DYD ile tedavisinin etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Kontrol gebelik ve RPL gruplarından izole edilen primer desidual hücreler ile MPA ve DYD uygulanmış ve uygulanmamış gruplar oluşturularak, PRL ve IGFBP-1 düzeyleri ELISA yöntemiyle, FOXO1, DIO2, β-GAL, FOXM1 ve p-FOXM1'in ekspresyonları immünofloresan yöntemi ile, FOXM1 ve p-FOXM1'in protein düzeylerindeki değişiklikler ise western blot yöntemiyle analiz edilmiştir. Endometriyal fonksiyonun değerlendirilmesi amacıyla da desidual hücreler ile insan ekstravillöz trofoblast benzeri hücre hattı olan AC-1M88 hücreleri ko-kültüre edilmiş, sferoid genişleme ve migrasyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: RPL gruplarında MPA ve DYD uygulaması yetersiz desidualizasyona bağlı azalmış PRL, IGFBP-1, FOXO1, FOXM1 ve p-FOXM1 seviyelerini tersine çevirirken, desidual senesense bağlı artmış DIO2 ve β-GAL seviyelerini etkilemedi. Ayrıca MPA ve DYD uygulanmış RPL gruplarında artmış endometriyal proliferasyon ve migrasyon tespit edildi. Bununla birlikte, FOXM1 ve p-FOXM1 ekspresyonunu tersine çevirmede DYD tedavisi MPA tedavisinden daha etkili olmuştur. Sonuç: Çalışmamız, literatürdeki FOXM1 ve desidual senesens ile FOXM1 ve RPL ilişkisini, ayrıca iki farklı progesteron analoğunun patolojik desidual senesense bağlı gelişen RPL hastalarında olası terapötik etkisinin temellerini ortaya koyan ilk çalışmadır. Patolojik desidual senesense bağlı gelişen RPL'de MPA ve DYD uygulaması desidualizasyon, endometriyal proliferasyon ve migrasyonu teşvik etmiş ancak desidual senesensi etkilememiştir. Bulgularımız doğrultusunda RPL teşhisi alan hastaların tedavisinde, progesteron analoğu uygulamalarına ek olarak senesent hücrelerin de eliminasyonunu sağlayacak kombine tedavilerin geliştirilmesinin gelecekte umut vaad edici bir seçenek olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Patolojik Desidual Senesens, Tekrarlayan Gebelik Kaybı, FOXM1, Medroksiprogesteron Asetat, Didrogesteron