COVİD-19 öyküsü olan elektif cerrahi geçirmiş hastalarda intraoperatif ve postoperatif kardiyak değişikliklerin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HUMAY ALIMARDANLI
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Tülin Titiz
Eş Danışman: Emel Gündüz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Covid-19 hastalığı tedaviye dirençli pnömoni vakaları ile saptanan dünya geneline yayılarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından küresel pandemi ilan edilen, ölümcül olabilen bir hastalıktır. Covid-19 her ne kadar solunum sistemini tutup solunum sistemi ile ilgili semptomlar oluştursa da kardiyovasküler sistem de hastalıktan önemli ölçüde etkilenmektedir. Akut Covid-19 enfeksiyonu sırasında Covid-19'a bağlı kardiyak aritmiler ve EKG değişikliği gelişebileceği bilinse de Covid-19'dan iyileşen hastalarda bu sekelin ne ölçüde iyileştiği belirsizdir. Çalışmamızın amacı Covid-19 geçirip iyileşmiş hasta popülasyonunda ameliyathanede genel anestezi uygulanmış, elektif şartlarda opere edilmiş olgularında, COVİD-19'un aritmiler ve uzamış QT üzerindeki etkisini saptamaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği'nde Mayıs 2022- Mayıs 2023 tarihleri arasında elektif olarak opere edilen genel cerrahi hastaları retrospektif olarak incelendi. Genel Anestezi alan bu olgular ASA skoru 1-4 olan, 18-75 yaş aralığındaki 201 hasta retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya eksiksiz verileri olan, olgular dahil edilirken. 18 yaş altı, 75 yaş üstü olgular ve acil cerrahi gereksinim gereken hastalar araştırma dışı bırakıldı. Hastaların arşiv ve bilgi yönetim sistem taraması yapıldı. Olguların preoperatif bilgileri anestezinin poliklinik değerlendirme formundan, intraoperatif veriler ise bu süreçte kayıt altına alınan anestezi değerlendirme formundan, postoperatif değerler ise servis takip formundan toplanarak ritim değişiklikleri, hipotansiyon ve hipertansyon gelişmesi ve kalp ritmi, SpO2 değerleri, kayıt altına alınan EKG çekimleri incelendi. Hastaların demografik verileri, sigara ve alkol kullanım öyküsü, Covid-19 aşı durumu, operasyondan kaç ay önce geçirilmiş SARS CoV2, enfeksiyon döneminde ve sonrasındakı bulguları kayıt altına alındı. Preoperatif EKG değerlendirilmesi, ek hastalık, QT süresini uzatan ilaç kullanım öyküsü olup olmadığı, preoperatif dönemde 6 dakika yürüme testi sonrası parmak ucu saturasyonu (SpO2), nefes tutma testi , intraoperatif dönemde anestezi değerlendirme formundan alınan veriler, hastaların postoperatif dönemde 24 saatlik ortalama kalp hızı, sistolik, diyastolik ve ortalama arteriyel kan basıncı, SpO2 değerleri, PACU,servis veya YBÜ yatış durumu kaydedildi. Bulgular: Olguların ameliyattan önce COVID-19 geçirme süreleri, semptom varlığına göre karşılaştırıldığında; yorgunluk semptomu en yüksek 4-6 ay arasında (p=0,0051), uyku semptomu ise en yüksek 10-12 ay arasında (p=0,0453) görülmüş ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır . Hastaların geçirilmiş COVID-19 şiddet sınıflandırması cinsiyete göre değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,3261) Hastaların operasyon zamanlarına göre Qtc sürelerine yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre; Qtc süresi açısından intraop- ve postoperatif sürelerinde %45,149 oranında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki mevcuttur (p 0,05). Kadın ve erkek hastaların preop-, introp- ve postoperatif Qtc süreleri değerlendirilmiştir; kadınların hem preoperatif hem de intraoperatif Qtc süreleri erkeklere göre daha uzun bulunmuş ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,0163; p=0,0233). Erkek hastaların preoperatif Qtc süreleri 440 msn üzeri ve altı olmak üzere ayrılmış ve ek hastalık verileri değerlendirilmiştir; böbrek hastalıkları ve KVH açısından gruplar arası anlamlı farklılık saptanmıştır (p 0,05) Hastaların operasyon öncesi, operasyon zamanı ve operasyon sonrası EKG değerleri karşılaştırıldığında; Qtc> 500 msn, Bradikardi 100 bpm ve Ventriküler ekstrasistol bakımından gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır buna göre; Qtc> 500 msn en sık intraoperatif (%6,5) görülmüştür (p=0,0017); Bradikardi 100 bpm ve Ventriküler ekstrasistol de en sık olarak intraoperatif görülmüştür (p<0,0001). Hastaların Qtc süreleri karşılaştırıldığında; en uzun Qtc süresi intraoperatif grubunda (463,2 ±26,23) görülmüş olup gruplar arası farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,0001). Sonuç: COVID-19 ile enfekte olup iyileşen hastaların büyük bir kısmında kardiyak hasarın kalıcı olabilmesi nedeniyle; çalışmamızda COVID-19 enfeksiyonu sonrası elektif şartlarda ameliyat edilmiş hastalarda intraoperatif ve postoperatif dönemde kardiyak değişiklikleri tespit etmeyi ve hastaların bu süreçlerde takipleri ile risk faktörlerini belirlemeyi amaçladık. Hem kadın hem de erkek hastalarda operasyon öncesi QTc uzaması ile ilişkili EKG bulguları saptadık. Buna ek olarak; troponin seviyesindeki değişimler ile QTc uzamasının ilişkili olduğunu, ayrıca ek hastalık, ASA seviyesi, sigara kullanımı gibi demografik faktörlerin bu hasta gruplarında QTc uzamasına neden olabileceğini saptadık. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular ve literatürde bu konudakı az sayıda çalışmaya dayanarak; COVID-19 geçiren ve iyileşen hastaların toplumdaki oranı bu kadar artmışken, anestezistlerin elektif cerrahi öncesi bu hastaların olası kardiyak problemleri karşısında hazırlıklı olmaları, preoperatif tüm verileri detaylı değerlendirmeleri ve anestezik yöntem ve ajan seçimini planlayarak bu çerçevede yönetmesi gerektiğini düşünüyoruz.