Covid-19 sürecinde okulların algılanan durumları ve eğitim paydaşlarının değişen rolleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİKE YAYLA

Danışman: Kemal Kayıkçı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırmanın kuramsal çerçevesinde hayatımızı etkileyen Covid-19, Covid-19 ile beraber ilan edilen pandeminin eğitim üzerindeki etkileri, eğitimin alt sistemi olan ve kapatılan okulların eğitim paydaşları tarafından algısı, Covid-19 döneminde önlem olarak alınan uzaktan eğitim sisteminin getirilmesiyle meydana gelen eğitimde imkan ve fırsat eşitliğinin sorgulanması, eğitim paydaşlarının Covid-19 ile beraber okulda olduğu gibi değişime uğrayan ya da yeni tanımlanan rollerinin saptanmasına cevaplar aranmıştır. Bu araştırmanın amacı; Covid-19 ile birlikte meydana gelen pandemi sürecinde sosyal alanlarda alınan kısıtlama kararları doğrultusunda okulların yüz yüze eğitime kapatılmasıyla beraber okulların mevcut durumu ve eğitim paydaşlarının rollerinde meydana gelen değişimleri birçok yönüyle (okul algısı, fırsat ve imkan eşitliği, öğretmenlik mesleği, okulun amaçları) ele almak ve bu süreçte eğitim paydaşlarının yaşadıkları sorunları ortaya koymak ve bundan sonraki süreçler için uygulayıcılara öneriler sunmaktır. Kişilerin içinde bulundukları pandemi süreciyle ilgili içinde yaşadıkları ancak farkında olmadıkları deneyimlerini derinlemesine inceleyebilmek adına araştırmada nitel yöntem kullanılmış olup araştırma olgu bilim (fenomenoloji) deseninde hazırlanmıştır. Bu araştırma toplumun bir düzenleyicisi ve alt sistemi olan okulun eğitim paydaşları tarafından önemini vurgulamakla beraber, eğitimin temel ilkesi olan eğitimde imkan ve fırsat eşitliğinin sağlanamamasının getirdiği olumsuz sonuçları ortaya koymak ve öneriler getirmek, okulun merkezinde bulunan öğretmenin toplum üzerinde Covid-19' dan önce fark edilemeyen önemi ve Covid-19 süreciyle beraber öğretmenlere verilen yeni rollerin saptanması ve bu bağlamda eğitim sisteminde meydana gelen değişikliklerin vurgulanması açısından önemlidir. Araştırmanın çalışma evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Antalya ili merkez ilçelerinden seçilen Kepez, Muratpaşa ve Konyaaltı'nda bulunan özel ve resmi liselerdeki yöneticiler, öğretmenler, öğrenim görmekte olan öğrenciler ve veliler oluşturmaktadır. Çalışma örnekleminin oluşturulmasında maksimum çeşitlilik dikkate alınmıştır. Çalışma örnekleminde yer alan okul ve katılımcıların seçiminde ise seçkisiz olmayan örnekleme tekniklerinden amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Bu çalışmada araştırma sorularına ilişkin verilen cevaplar betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen veriler, sonrasında belirlenen temalara göre özetlenip yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edinilen bulgulara göre, 2019 Mart ayından itibaren tüm dünyayı etkileyen Covid-19 bireylerin özellikle sosyal hayatını kısıtlaması yönünde etkilemiş ve bireylerin kendilerini koruma altına alma, bu durumdan kurtulma gibi kaygı oluşturacak davranışlara ittiği saptanmış genel olarak tüm paydaşları olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Sosyal bir kurum olarak okulların Covid-19 sürecinde eğitim paydaşları tarafından mecaz yoluyla metaforik algılarına ulaştığımız genel sonuç, okulların "online" kavramı ile örtüştürülmesidir. Bu da bize uzaktan eğitimin bireyler tarafından teknoloji alt temelli algılandığını göstermiştir. Ancak bunun yanında eğitim paydaşlarının başka bir çoğunluğu ise yük, özlem, sosyalleşememek, değişim gibi olumsuz tutumlarını belirtmişlerdir. Covid-19'un eğitime yön vermesi ile birlikte okulların Covid-19'dan önce ve Covid-19 sürecinde nasıl algılandığının anlaşılabilmesi için karşılaştırmalı olarak sorulan soruların en çarpıcı bulgusu okulların Covid-19'dan önce eğitim yuvası, her şey, sevdiğim bir yer, düzen, yardımcı kuruluş olarak adlandırılırken Covid-19 sürecinde ise taban tabana zıt ifadelerle: " Benim gözümde okul yok, verimli olmayan işlevsiz bir yer, öğrencisiz boş bir alan, Eğitim yuvası değil artık, okul kültüründen uzak bir yer."ifadeleri kullanılarak eğitim paydaşları üzerinde toplumsal düzen, sosyalleşme, kültürel değerlerin aktarıcısı olarak okulların zihinlerde olumsuz algılandığı ve yok edildiği görülmüştür. Covid-19 sürecinde teknoloji temelli bir eğitim sistemi olan uzaktan eğitimin sorgulanması sonucu paydaşlar bu eğitim sisteminde öğretim sürecinin kısmen, okulun diğer amaçları olan sosyalleşme, hayata yön verme, toplumsal değerlerin öğretimi, akran iletişimi, denetim ve ölçme değerlendirme gibi amaçlarını gerçekleştiremediğini ifade ettikleri saptanmıştır. Eğitim sürecinde deneyimlerini aktaran uzmanlar olarak okulun temel taşı olan öğretmenlerin, okulun yönetimini sağlayan yöneticilerin, milli eğitim tarafından her yıl belirlenen programlar dahilinde okullarının türlerine göre yaptıkları eğitim planlamalarına ek olarak öğrencinin sağlığını koruma, sağlık bakanlığı ve emniyet müdürlükleriyle irtibat halinde olma, öğrencileri derslere dahil edebilmek için çeşitli iletişim kanallarından gruplar kurarak velileri bilgilendirme, yeni eğitim sistemi için teknolojik materyaller hazırlama gibi meslek tanımlarında olmayan yeni sorumluluklar edindikleri saptanmıştır. Eğitimde özel ve resmi olmak üzere iki farklı kurumun olması özel okullarda öğrencilerden alınan ücret karşılığında müfredat programları dışında verilen seçmeli ders seçeneklerinin farklılığı ve öğrencilerle birebir ilgilenilmesi açısından okul ve sınıf mevcutlarının azlığından kaynaklanan eğitim, Covid-19 sürecine kadar toplumun sosyal sınıfları arasında sadece imkanlar dahilinde tercihe dayalı bir uygulama olsa da Covid-19 ile birlikte özel okullarla resmi okullar arasında yapılan uygulamaların farklılığı sebebiyle sosyal sınıflar arasındaki makasın iyice açıldığını ortaya koymuştur. Sosyal şartları kısıtlı ve ekonomik durumu düşük olan velilerin öğrencileri bu süreçte evlerinde internet erişimine sahip olamamakla beraber hatta bazılarının evinde televizyon dahi olmadığı için hiçbir eğitim kaynağına ulaşamadığı, özel okullarda okuyan öğrencilerin ise hem internet erişimi ile ilgili bir sorun yaşamadığı hem de öğrencilere birebir danışmanlık hizmeti sağlandığı, her öğrencinin ayrıca eksikleri tespit edilerek etüt uygulamaları yapıldığı saptanmıştır. Bu sonuçlar, özel ve resmi okullarda eğitim gören öğrenciler arasında imkân ve fırsat eşitliği ilkesine ters düşen durumları ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular ve literatür taraması sonucu uygulayıcı ve araştırmacılara sunulan önerilerden bazıları şunlardır: Uzaktan eğitim sürecinde teknolojik aksaklıklardan kaynaklanan sebepler yüzünden her öğrencinin eğitime aynı koşulda ulaşamaması sebebiyle öğretim süreci ve müfredat programlarıyla ilgili oluşan eksikliklerin tamamlanabilmesi için milli eğitim tarafından sistemli ve planlı olarak yeni eğitim-öğretim sürecine dahil edilebilecek ek çalışmalar düzenlenmesi; mesleki ve teknik liselerin uygulamalı dersleri uzaktan öğretim sisteminde hiçbir koşulda yapılamadığı için bu liselerdeki öğrenciler mesleki yeterliliğe ulaşamamıştır. Bu sebeple bu öğrencilere küçük gruplar halinde planlamalar yaparak akşam dersleri ya da hafta sonu atölye çalışmalarının planlaması uygulayıcılara önerilirken araştırmacılara ise şu öneride bulunulmuştur: "Bu çalışma kendini ifade edebilecek erişkin grup olan lise öğrencileri ile yapılmıştır. Bu çalışma ilkokuldaki eğitim paydaşları ile karma yöntem kullanılarak da yapılabilir."