Antalya’da Yaşayan İranlı Kadınların Annelik Deneyimleri Üzerine Fenomenolojik Bir Çalışma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜHER CEYLAN KUŞOĞLU
Danışman: Şerife Gözde Yirmibeşoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Antalya'da yaşayan İranlı kadınların annelik deneyimini konu alan bu çalışmada, kadınların kimlik algısına dair dönüştürücü bir etkisi olan annelik rolünün üzerine eklenen göç hikayesinin deneyimlerine nasıl yansıdığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Toplumsal inşa sonucu üretilen annelik ve annelik beklentilerinin yüksek standartlarına ulaşma çabası nedeniyle hissedilebilen; yorgunluk, yetersizlik, kaygı gibi olumsuzluklarla mücadele eden kadınların, göçmenlik bağlamının getirdiği ayrımcılık, dışlanma, yeni toplumsal ve kültürel normlara uyumlanma çabasının zorluları da eklendiğinde mücadele vermeleri gereken alan genişlemektedir. Dolayısıyla bu çalışmanın kuramsal arka planında cinsiyet, ırk, göçmenlik ve sınıf gibi analitik kategorilerin çakışması durumunda deneyimlerin nasıl şekillendiğini anlamlandırmak için kesişimsellik teorisinden yararlanılmıştır. Kadın deneyimlerinin göç ve annelik kesişiminde bağlamsal, sosyal, kişisel ve stratejik olarak anlaşılması amacıyla Antalya ilinde yaşayan 15 İranlı anneye ulaşılmış ve çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış sorularla hazırlanan derinlemesine görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Fenomenolojik desende tasarlanmış bu nitel çalışmada, veriler yorumsayıcı fenomenolojik analiz yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Bulgular, göçün annelerin kimlik algısını, günlük yaşam pratiklerini, ebeveynlik tarzlarını ve stratejilerini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. İran'ın sosyopolitik iklimi nedeniyle çok katmanlı mücadele süreçlerini geçerek kendi istekleri doğrultusunda Antalya'ya yerleşen İranlı anneler; yeni yaşamlarında yeni bir dil öğrenme, toplumsal ve kurumsal normları anlama, farklı yaşam pratiklerine uyum sağlama, kültürel farklılıkları anlamlandırma gibi pek çok alanda yeniden mücadele vermek zorunda kalmışlardır. İranlı anneler; Türkçe öğrenerek, toplumsal ve kurumsal süreçlerde etkili bir iletişim kurma becerisi geliştirerek, yeni toplumun kültürünü ve beklentilerini deşifre ederek, en önemlisi de bu zorlukların üstesinden geldiklerinin farkında olarak daha güçlü bir kimlik kazanmışlardır. Ayrıca bu çalışmanın öznesi olan göçmen kadınların İran'ın cinsiyetçi ve ayrımcı sosyopolitik düzeninden uzaklaşarak kendi tercihleri doğrultusunda Antalya'ya yerleşmiş olmalarının rahatlık, huzur, mutluluk ve özgüven kazanımı gibi önemli katkılarının olduğu tespit edilmiştir. Geride bırakılan ülke ile yeni hayat kurulan ülkenin sosyopolitik ikliminin bireylerin deneyimlerini derinden etkilediği ve aynı ülke içinde bulunan bölgesel farkların bile belirleyici bir unsur olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak bu çalışmadan elde edilen bulgular, Antalya'da yaşayan İranlı anneler bağlamında göçün ve göçmen anneliğin yalnızca kırılganlıkların değil, güçlenmenin de kaynağı olduğunu göstermiştir. Feminist bir bakış açısıyla yürütülen bu çalışma, her bir anneliğin ve her göç deneyiminin kendine özgü olduğuna vurgu yaparak ötekileştirmeden anlamayı teşvik etmesi bakımından toplumsal, göçün öznesi olan göçmenlerin deneyimlerini ve beklentilerini ortaya koyması nedeniyle doğru göç politikalarının oluşmasına katkı sağlaması bakımından politik ve son olarak İran'dan yoğun göç almasına rağmen Türkiye'de İranlı göçmenler bağlamında feminist bir yaklaşımla göçmen kadınların öznel durumlarına dair yeterli çalışmanın bulunmaması bakımından da akademik bir katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Annelik, göç, göçmen annelik, yorumsayıcı fenomenolojik analiz.