GEOFFREY CHAUCER VE SAMUEL BUTLER’IN SEÇİLİ ESERLERİNDE BELİREN MİZAH ANLAYIŞI VE AKDENİZ COĞRAFYASININ ETKİLERİ


Creative Commons License

Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, Akdeniz Ortaçağ Araştırmaları, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Abdülkadir Ercan

Danışman: Arda Arıkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalıĢmanın amacı, Ortaçağ Batı edebiyatında yer edinmiĢ mizahî eserlerin

geliĢimini; Doğu ve Batı gelenekleri arasındaki edebî, kültürel ve entelektüel etkileĢimler

çerçevesinde ve özellikle Akdeniz havzasının bu etkileĢimlere sağladığı katkı bağlamında

incelemektir. ÇalıĢmanın araĢtırma sorusu ―Ġngiliz yazarlardan Geoffrey Chaucer (1387-1400)

ve Samuel Butler‘ın (1612-1680) seçili eserlerinde ortaya çıkarılan mizah unsurlarına

Akdeniz havzası kültürel unsurlarının etkisi ne ölçüdedir?‖ olarak belirlenmiĢtir. Bu amaç

doğrultusunda, Chaucer‘ın Canterbury Hikâyeleri ile Troilus ve Criseyde baĢlıklı eserleriyle

Butler‘ın Hudibras baĢlıklı eseri içerik incelemesine tabi tutulmuĢtur. AraĢtırmanın alanyazın

taramasını takiben seçili eserlerin incelenmesinde yöntemsel olarak yakın okuma, içerik

incelemesi teknikleri ve karĢılaĢtırmalı analiz yöntemi kullanılmıĢtır. ÇalıĢmada, eserlerde

beliren mizahî unsurlar geleneksel olarak mizahî unsurların açımlanmalarında kullanılan

kuramlardan sadece Üstünlük Kuramı aracılığıyla çözümlenmiĢtir. ÇalıĢmanın bulguları,

karakterlerin kendilerini güçlü, önemli, ahlâklı ve değerli görmek ve göstermek amacıyla

karĢısındakini küçümseme yoluna gittiklerini göstermektedir. Bunu yaparken de, karakterler

ya mizahı güçlü bir araç olarak kullanmaktadırlar ya da ortaya çıkan durum baĢlı baĢına bir

mizaha dönüĢmektedir. Ayrıca, her üç eserde de Akdeniz havzasına ait unsurların, özellikle de

yer, tarihsel olay ve kiĢi adlarının sıklıkla kullanıldığı görülmüĢtür ki bu da bize Akdeniz

havzasının tarihsel ve kültürel birikiminin hem Ortaçağ Ġngiliz edebiyatına ve hem de Ortaçağ

Ġngiltere‘sine olan etkisini göstermektedir. Dolayısıyla Akdeniz havzasının, mizahın doğrudan

bir konusu olmadığı; bünyesinde barındırdığı mekânlar, kiĢiler ve mitolojik unsurlar

aracılığıyla mizahî unsurların ortaya çıkmasını mümkün kılan kültürel ve kavramsal bir

çerçeve sunduğu sonucuna da ulaĢılmıĢtır. Bu sonuçlar, toplumsal yönleri bakımından

genellikle olumsuz bir dönem olarak görülen Ortaçağ‘ın zengin mizahını ortaya koymaları ve

Akdeniz coğrafyasının bu eserler üzerindeki belirgin kültürel etkisini vurgulamaları yönüyle

önem arzetmektedir. Bu açıdan bakıldığında, çalıĢmanın ileride yapılması olası olan Ortaçağ

ve mizah ile ilgili çalıĢmalara katkıda bulunacağı düĢünülmektedir.