Genel anestezi ile toraks cerrahisi geçiren olgularda analjezik yöntemin postoperatif dönemdeki solunum fonksiyon testleri ve nöroendokrin yanıta etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERCAN ALBAYRAK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Arif Yeğin
Eş Danışman: Emel Gündüz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Postoperatif torakotomi ağrısı en şiddetli ağrılardan biri olup, bu ağrı retraksiyon, rezeksiyon veya kot kırığı, kostovertebral eklemlerin disartikülasyonu, interkostal sinir hasarı ve/veya göğüs tüpü ile plevral irritasyona bağlı oluşabilir. Bu bölgeye uygulanan nöraksiyel blok teknikleri (torasik epidural, paravertebral, erector spina plane, interkostal blok) postoperatif dönemde erken mobilizasyon ve atelektazi insidansında ve uzamasında azalma dahil olmak üzere tüm olumlu sonuçlarla birlikte, anestezik ve opioid tüketimini (ameliyat sırasında ve sonrası) azaltmanın yanı sıra, postoperatif analjezi süresini uzatmayı ve anestezi kalitesini artırmayı amaçlar. Torakotomi sonrası yetersiz ağrı yönetimi çeşitli pulmoner komplikasyonlarına yol açar. Cerrahi yaralanma, hemostazı yeniden sağlamayı ve doku onarımını indüklemeyi amaçlayan endokrin, metabolik ve immünolojik aracıların aktivasyonu ile bir stres tepkisini indükler. Çalışmamızda elektif toraktomi cerrahisi geçiren olgularda analjezik yöntemin postoperatif solunum fonksiyon testleri, stres hormon ve proinflamatuar yanıta olan etkisini tespit etmeyi amaçladık. Hastalar ve Yöntem: Haziran 2021 – Ocak 2022 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde elektif torakotomi cerrahisi planlanan 18- 75 yaş arası, ASA I-II risk skoruna sahip 72 hasta cinsiyet ayrımı yapılmaksızın çalışmaya dahil edildi. Hastalar ESP blok ve konvansiyonel analjeziklerin etkileri ve olası komplikasyonları hakkında bilgilendirildikten sonra; analjezik yöntem seçimi hastaya bırakıldı. ESP blok uygulamasını seçen 36 hasta Blok grubu, blok uygulamasını seçmeyen ve sadece IV analjezik kullanımını seçen 36 hasta ise Kontrol grubuna dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, VKİ, ek hastalıkları, cerrahi tipi, cerrahi süresi, cerrahi insizyon miktarı, intraoperatif opioid tüketimi, 48 saat içindeki toplam analjezik miktarı, kurtarma analjezik miktarı, VAS skorları, yoğun bakımda kullanılan fentanil miktarı, ekstübasyon süreleri yoğun bakımdan ve hastaneden taburculuk süreleri kaydedildi. Hastaların solunum fonksiyon testleri yapıldı. Preoperatif, postoperatif ekstübasyondan sonra 3. saat ve postoperatif 24. saatlerde IL-6, TNF-α, kortizol, CRP, insülin ve kan glukoz düzeylerinin ölçülmesi amacıyla kan örnekleri alındı. Elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS 23.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel anlamlılık için p değerinin 0,05'ten küçük saptanması koşulu aranmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 72 hastanın ortanca yaş değeri 58 (IQR=43-65) olup, Erector spina plan (ESP) blok grubunda 53 (IQR=39-63), kontrol grubunda da 60 (IQR=57-67) yıl olarak bulunmuştur. Blok grubundaki hastaların yaşları kontrol grubundakilere göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p=0,007). Her iki grupta da erkek hastaların oranı %55,6; kadın hastaların oranı %44,4'tür. ESP grubundaki hastaların %75'inin ASA skoru 1 iken kontrol grubundaki hastaların %69,4'ünün ASA skoru 2 olup, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p 0,05). Ekstübasyondan sonra 3. saatteki tüm laboratuvar parametreleri (IL-6, TNFα, kortizol, CRP, insülin ve kan glukozu) gruplar arasında istatistiksel olarak benzer bulunmuştur (p>0,05). Ancak IL-6 ve TNF-α düzeylerinde; ESPB grubunda preoperatif döneme göre düşüş saptanırken, kontrol grubunda ise TNF-α konsantrasyonlarında artış, IL-6 konsantrasyonlarının ise anlamsız olarak yükseldiği gözlendi. Postoperatif 24. saatteki kortizol düzeyi blok grubunda 12,48±9,04 µg/dl, kontrol grubunda 18,01±8,4 µg/dl'dir (p=0,009). Postoperatif 24. saatteki CRP düzeyi blok grubunda 112,05±46,48 mg/dl, kontrol grubunda 155,98±59,31 mg/dl'dir (p=0,001). Postoperatif 24. saatteki kan glukozu değeri blok grubunda 128 (112-144,5) mg/dl, kontrol grubunda 158,5 mg/dl'dir (121,5-201) (p=0,015). Kortizol, CRP ve kan glukozu değerleri blok grubundaki hastalarda kontrol grubundaki hastalarla karşılaştırıldığında anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Postoperatif 24. saatteki diğer laboratuvar parametreleri gruplar arasında benzerdir (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda ESPB'nin akciğer volümlerine olumlu etkisi olmasa da; blok yapılmayan hastalara kıyasla stres hormon ve proinflamatuar sitokinler üzerine olumlu etkisi olduğunu, intraoperatif ve postoperatif dönemde opioid ve analjezik kullanımını azalttığını, blok yapılan hastalarda düşük VAS skoru elde edildiğini gördük. Bu nedenle ESPB'nin toraks cerrahisi sonrası ağrı kontrolünde etkin olduğunu düşüncesindeyiz.