Resim Sanatında Figüratif ve Soyut Biçimlerin Birlikteliği: Jenny Saville Örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Funda Yerlikaya
Danışman: Nevin Yavuz Azeri
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Resim sanatı, tarihi sürecinde birçok aşamadan geçmiştir. Bazı gelişmeler resim sanatının yönünü değiştirirken, bazı gelişmeler de resim sanatında karanlık dönemlerin yaşanmasına neden olmuştur. Resim sanatının soyutlamalarla başladığını söyleyebiliriz. Bu süreçte figüratif uygulamalar sembolik ve kavramsal niteliktedir. İlk Antik Yunan sanatında kullanıldığı görülen perspektif yasaları Rönesansta yetkinliğe ulaşarak resimde cisimsel-dolgun kurgu yerini uzamsal-derin kurguya bırakır. Bu kurguda tüm biçimler tek odaklı bakışa göre düzenlenmekte, resimsel malzeme yanılsamayı yaratmaya yaramaktadır. Modern sanatın başlamasına kadar geçen sürede Batı sanatında figüratif anlayış, dış gerçekliği olabildiğince yakalamak olarak tanımlanan Natüralizme evirilmiştir. 20. yy başlarında etkili olmaya başlayan Modern sanatın adı soyut sanatla birlikte anılır. Bu süreç figüratif reisime ait yanılsama, anlatı, ışık-gölge gibi tüm kazanımların terk edildiği, dış gerçeklik yerine, evrensel ideal gerçekliğin arandığı bir dönemdir. Özellikle New York ekolü, Soyut-Dışavurumculuk figüratif resmi tasviye etmiştir. 1960'ta Pop-Art la gündeme gelen hazır-nesne kavramı, 1970'lerde Kavramsal sanatın yapısalcı yaklaşımı, malzemesinin dil olması ve gösteren-gösterilen bağlamında, gösterenin sanatsal biçimle ilişkilendirilerek, sanat üretiminde biçime gerek duyulmadığı vurgusu, resim sanatını bitirme noktasına getirmiştir. Öte taraftan A. C. Danto biten resim sanatı değil, onun gelişimsel tarihi olmuştur, tezini ileri sürer ve artık resim sanatında ileriye dönük bir sürecin işlemeyeceğini, resim sanatında tarih ötesi bir sürecin başladığını savlar. Tarih ötesi resim, tarihin her dönemindeki resim anlayışının ve her üslubun eşit düzeyde olduğunu kabul eder, hiçbir dönem diğerinden daha önde ya da daha geride değildir. 1980'lerde böyle bir ortamda Yeni-Dışavurumcu Sanat adı altında yeniden tuval, yeniden boya, yeniden anlatı diyerek yola çıkan sanatçılar, Soyut-Dışavurumcu ve Kavramsal Sanatın resim sanatında yarattığı boşluğu doldurmak ister, resim sanatını yeniden ilgi odağı haline getirir. Jenny Savill Yeni-Dışavurumcu sanatçılar arasında gösterilmektedir. Onun eserlerinde biçimsel yapılanmanın izini sürmek, resim sanatının biçimsel yapılanması, tarihsel süreci ve gelinen son durumu hakkında aydınlatıcı olacaktır. Sanatçının eserlerinin biçimsel yapılanmasında tarih ötesi bir yaklaşım görülmektedir. Bu nedenle geleneksel etkiler terk edilmemiştir. Çok odaklı bakışa denk gelecek imge kullanımı ile çoklu uzam-zaman anlatısına sahiptir. Bunun yanında eklektik biçimde farklı yaklaşımları eşzamanlı kullanmaktadır. Figüratif ve soyut biçimler bir aradadır. Resimlerde, bulunan bir eğilimden diğerine geçiş ya da kurgunun şeffaf katmanlardan oluşması, resimlerde bitmiş, tamamlanmış olmak yerine bir süreç etkisi yaratmaktadır. Bu yönü ile açık yapıt niteliğindeki resimler izleyicinin yaratıcı imgelemi ve duygulanımı ile yeniden üretimde bulunmasını dolayısıyla daha etkin bir rol üstlenmesini sağlamaktadır. Araştırma metni Jenyy Saville'nin resimlerinde biçimsel yapılanmaya odaklanarak, oluşum ve gelişim süreci ortaya konmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemi doğrultusunda santçı ile ilgili gözlem ve görüşme kayıtları, uzman yazı ve yorumlarından oluşan doküman taraması ile elde edilen veriler, içerik analizi ile elde edilen kavram ve kuramlarla desteklenerek eser çözümlemeleri yapılmıştır.