Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZHAN ARSLAN
Danışman: Gül Özbey
Özet:
Postoperatif Menenjit Hastalarında Kalsitonin Gen İlişkili Peptid ve Substans P Düzeylerinin Değerlendirilmesi
Giriş: Postoperatif menenjit (POM), intrakraniyal cerrahiler sonrası gelişebilen ciddi ve hayatı tehdit eden komplikasyonlardan biridir. Enfeksiyonun tanısı çoğu zaman gecikebilir; klinik belirtiler özgül değildir ve BOS kültür pozitifliği düşüktür. Bu durum, daha özgül ve erken tanı sağlayabilecek biyobelirteçlerin araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada, nöroinflamatuvar süreçlerle ilişkili olduğu bilinen CGRP (Calcitonin Gene-Related Peptide) ve Substance P (SP) düzeylerinin POM tanı ve prognozundaki potansiyel rolü değerlendirilmiştir.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışma yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) POM şüphesi ile takip edilen 18 yaş ve üzeri hastaların dahil edildiği prospektif gözlemsel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Hastalar, POM tanısı alıp almama durumlarına göre iki gruba ayrılarak incelendi. POM tanısı almayan hastalar kontrol grubu, tanı alanlar ise hasta grubu olarak değerlendirildi. Her iki gruptan beyin omurilik sıvısı (BOS) ve serum örnekleri alınmış; CGRP ve SP düzeyleri hem tanı günü (0.) gün hem de tanının 3. günde ölçülmüştür. Klinik parametreler, inflamatuvar belirteçler ile CGRP ve SP düzeyleri arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak analiz edilmiştir.
Bulgular: Çalışma kapsamında, YBÜ’de izlenen toplam 291 intrakraniyal cerrahi girişim geçirmiş hasta değerlendirildi ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 31 hasta analizlere dahil edildi. Bu hastalar, POM tanısı alma durumlarına göre iki gruba ayrıldı. POM tanısı almayan 15 hasta kontrol grubunu, POM tanısı alan 16 hasta ise hasta grubunu oluşturdu. Hastaların 0. gün serum SP düzeyi 49,12 pg/ml (minimum-maksimum: 29,68 – 131,29) BOS SP 10,6 pg/ml (minimum- maksimum: 0,5 – 269,63) olup POM hasta grubu ve kontrol grupları arasından istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilemedi. Serum CGRP ve BOS CGRP düzeyleri ortalaması ise 0.günde sırasıyla 13,01 pg/ml (minimum-maksimum: 0,34 – 693,11), 6,48 pg/ml (minimum- maksimum: 0,2 – 492,12) olup POM hasta grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı şekilde daha yüksekti (p<0,001, p=0,004). Serum CGRP düzeylerinin ROC analizinde %100 spesifite ve yüksek AUC değeriyle dikkat çektiği saptanmıştır. CGRP düzeyleri, APACHE II, SOFA ve GKS gibi klinik skorlarla da anlamlı korelasyon göstermiştir. POM hastalarında mortalite oranı %93,75 olup, invaziv mekanik ventilasyon süresi, sepsis, trakeal enfeksiyon gibi komplikasyonlar anlamlı düzeyde daha yüksektir.
Sonuç: CGRP düzeyleri, POM tanısında ve hastalığın şiddetini belirlemede yüksek özgüllüğe sahip, güçlü bir prognostik biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır. Buna karşın, SP düzeylerinin klinik açıdan anlamlı bir belirleyici olmadığı saptanmıştır. Bu tez çalışması, mortalite riski yüksek olan POM vakalarında hem serum hem de BOS CGRP düzeylerinin, yüksek duyarlılık ve özgüllük sunan birer nöroinflamatuvar belirteç olarak kullanılabileceğini ilk kez ortaya koymuştur. Elde edilen bu bulguların doğruluğunun, daha geniş örneklem gruplarıyla yapılacak çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.