65 yaş ve üstü kişilerin abdominal aort anevrizması açısından radyolojik taranması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HATİCE ARIÖZ HABİBİ

Danışman: Hakkı Timur Sindel

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: AAA sıklıkla asemptomatik olmakla birlikte, en önemli komplikasyonu anevrizma rüptürüdür. Tedavinin asıl amacı da rüptürü engellemeye yöneliktir. AAA?nın rüptür sonrası mortalite oranı oldukça yüksektir. Rüptür sonrası ölüm oranı %80 iken, hastaneye ulaşıp acil operasyona alınan hastalarda bu oran %50?dir. AAA?ya bağlı rüptürü önlemede en önemli yöntem elektif cerrahi ya da onarım olup, tedaviye yönlendirilecek hastaların tespit edilmesi önemlidir. Bunun da düşük maliyetli yüksek fayda sağlayan bir yöntem olabilmesi için risk faktörlerine sahip seçilmiş bireylerin taranması oldukça önemlidir. Çalışmamızda US ünitesine başvuran popülasyonda AAA sıklığının ve risk faktörlerinin bilinmesi tarama ve US?de tarama etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 65-100 yaş aralığında (ortalama yaş; 71,69) 335 erkek (yaş ortalaması; 71,52), 265 kadın (yaş ortalaması; 71,88) toplam 600 hasta dahil edildi. AAA açısından yüksek riskli grupta olan 65 yaş üzeri popülasyonda, US ve Doppler US ile AAA prevelansını ve AAA?nın aterosklerotik risk faktörleri ile birlikteliğini araştırdık. Abdominal aortanın en geniş çapı dıştan dışa ölçüldü. Trombüs varlığı ve açık lümen çapı değerlendirildi. Tromboze kısmı olanlarda, açık lümeni belirlemede ya da rüptür şüphesi olan hastalarda RDUS ile incelendi. Bulgular: Toplamda 600 kişiden 35?i AAA tanısı almış olup, taranan popülasyonun %5,8?idir. 35 hastanın 33?ü erkek olup, anevrizma tanısı alanların %94?ünü; toplam taranan popülasyonun da %5,5?ini oluşturuyordu. AAA tanısı alan 35 hastanın 2?si kadın olup, anevrizma tanısı alanların %6?sını toplam taranan popülasyonun %0,3?ünü oluşturuyordu. Erkek cinsiyet ile AAA sıklığının istatistiksel olarak anlamlı biçimde arttığı gözlenmiştir (p < 0.05). 65-79 yaş arası hastalarımızın %5,6?sında, 80 yaş üstü hastalarımızın %7?sinde AAA saptadık. Yaş arttıkça, sigara içenlerde, KAH bulunanlarda AAA sıklığı artmaktadır. Sonuç ve Tartışma: AAA prevelansının 65 yaş ve üzeri ateroskleroz risk faktörleri bulunan popülasyonda yüksek olması nedeniyle bu grubun AAA açısından taranması, AAA saptananların tedavi edilmesi, rüptür riskinden korunmada önemlidir. US?nin hasta başında uygulanabilir olması, invaziv olmaması, AAA yeri, seviyesi ve olası tromboze komponentini yüksek doğrulukta hızlı bir şekilde belirleyebilmesi, kontrast madde ve radyasyon maruziyetinin olmaması nedeniyle yüksek riskli popülasyonların US ile taranması etkili ve güvenilir bir yöntemdir. Ultrasonografi, Doppler ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans ve girişimsel radyoloji ile tüm aterosklerotik hastalıkların tanı ve tedavisinde büyük yeri olan Radyoloji klinikleri, radyolojik tarama programları ile erken tanıda da önemli bir yere sahip olabilir Anahtar sözcükler: Abdominal aort anevrizması, risk faktörleri, toplum taramaları, Doppler US