Dondurulmuş meyve ve sebze üretim tesisinin karbon ayak izinin değerlendirilmesi ve optimizasyonu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İklim Değişikliği ve Politikaları, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESMA GİZEM YILMAZ

Danışman: Aslı Seyhan Çığgın

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sanayi Devrimi'nden bu yana fosil yakıt odaklı enerji tüketimi ve endüstriyel süreçler, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarını arttırmış, buna paralel küresel sıcaklıkların artması kaçınılmaz bir son olmuştur. Bu çevresel krizle mücadelede enerji verimliliği ve karbon ayak izi yönetimi, endüstriyel tesislerin sürdürülebilirliği için temel ölçütler haline gelmiştir. Özellikle dondurulmuş meyve ve sebze sektörü, üretim aşamalarındaki yüksek enerji yoğunluğu ve soğutma sistemlerinde kullanılan, yüksek küresel ısınma potansiyeline sahip florlu gazlar nedeniyle, küresel ısınma üzerinde doğrudan ve dolaylı olarak önemli bir etkiye sahiptir. Bu tez çalışmasının temel amacı, dondurulmuş meyve ve sebze üretimi gerçekleştiren bir tesisin sera gazı envanterini ISO 14064-1 standardına uygun olarak hesaplamak ve analiz etmektir. Çalışma kapsamında, tesisin organizasyonel sınırları içerisindeki sabit yanma, hareketli yanma, kaçak emisyonlar ve ithal edilen enerji (elektrik) ile seçili dolaylı emisyonlar incelenmiştir. Araştırmada, IPCC 2021 tarafından sağlanan en güncel değerler ile yerel yönetimler tarafından belirlenen güncel veriler kullanılarak, yerel ve bilimsel şartlara uyumlu bir analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, tesisin toplam emisyonları içindeki "sıcak noktalar" elektrik tüketimi, soğutucu gaz kaçakları ve atık yönetimi olarak belirlenmiştir. Belirlenen sıcak noktalara yönelik senaryoların değerlendirilmesi sonucunda, en yüksek katkıyı yenilenebilir enerji kullanımının sağlayacağı belirlenmiştir. Tesise yenilenebilir enerji entegrasyonu ile %42,09 üzerinde emisyon azaltımı sağlanabilirken, soğutucu gazların değiştirilmesinin %15,42 ve atık yönetim stratejilerinin değiştirilmesi %2,58 katkı sağlayacak potansiyele sahip olduğu belirlenmiştir.