Diffüz büyük B hücreli lenfoma olgularında hipogamaglobülinemi ve sağkalım ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİNEM ÖZTEKİN

Danışman: Ozan Salim

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

NHL; en sık görülen hematolojik malignite olup, en sık görülen alt tipi DBBHL'dır. NHL'ların yaklaşık 1/3'lük bölümünü oluşturan DBBHL oldukça heterojen bir hastalıktır. Bu nedenle hastalıkla ilgili prognostik göstergelerin saptanması tedaviye yön vermek amacı ile önemli bir aşamayı oluşturmaktadır. Literatürde de bu yönde klinik, genetik, immünhistokimyasal çalışmalar mevcut. 1990'lı yıllarda sistemik kemoterapiyi içeren tedavisine bir CD20 monoklonal antikor olan ritüksimab kullanımının eklenmesi ile birlikte tedavi yanıtlarında büyük bir ilerleme kaydedildi. Ancak CD20+ B hücrelerini hedef alan bu tedavi ile tedavi sonrası dönemde hipogamaglobülinemi gelişimi ve buna bağlı enfeksiyon riskinde artış bir çok çalışma ile kanıtlandı. Ancak ne tanı anında, ne de tedavi sonrası gelişen hipogamaglobulinemi ile sağkalım arasında ilişki üzerine çalışma yapılmamıştı. DBBHL tanılı 195 vakanın dahil edildiği çalışmamızda tanı anında hipogamaglobülinemi olan hastaların sağkalımını saptamayı hedefledik. Hasta dosyaları retrospektif olarak tarandı. Hastaların demografik verileri, tanı tarihleri, laboratuvar değerleri, tanı anı IgG değerleri, hastalık evreleri, ve tedavi yanıtları kaydedildi. Ortanca takip süresi 32,8 ay (min:0 max:166) olarak bulundu. Hastalar arasında demografik özellikler B semptomu dışında benzer olarak dağılmıştı. Tanı anı IgG düzeylerine göre vakalar 2 gruba ayrıldı. Hipogamaglobülinemi kolunda hem genel sağkalım hem de progresyonsuz sağkalım IgG normal olan gruba göre belirgin azalmış olarak bulundu. Her iki grupta B semptomu ve LDH homojen dağılmaması nedeni ile genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalım üzerine yapılan çok değişken analizinde anlamlılık devam etmiştir. Hipogamaglobülinemi negatif prognostik faktör olarak değerlendirildi. Tedavi yantıları altgrup hasta sayılarının yetersiz olması nedeni ile anlamlı sonuçlandırılamadı. Hipogamaglobülinemi ve sağkalım ilişkisi için daha geniş vaka sayılarını içeren klinik, immunohistokimyasal, sitogenetik ve moleküler parametrelerin dahil edildiği prospektif, randomize, çok merkezli karşılaştırma çalışmaları gerekmektedir.