Ebeveyne yabancılaşma olgusunun boşanmaya uyum sürecindeki etkisinin incelenmesi: Çocuklar ve ebeveynler üzerinden bir değerlendirme
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEYDA DEMİRDAĞ
Danışman: Seda Bayraktar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Boşanma; tüm dünyada giderek etkisini hissettiren ve şiddeti artan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Boşanma bireyler için hem bir kriz yaşantısı hem de değişim ve gelişim süreci niteliği taşıyabilmektedir. Boşanma sürecinin doğurduğu olumlu ve olumsuz sonuçlar, çocukları ve ebeveynleri birçok yönden etkilemektedir. Gerçekleştirilen bu çalışmada; boşanma sürecinde ve(ya) boşanma sonrasında ortaya çıktığı görülen ebeveyne yabancılaşma olgusunun boşanmaya uyum sürecine etkisinin incelenmesi ve bu sürece benlik saygısı ve çocukların ebeveynlerine güvenli bağlanma düzeyleri gibi değişkenlerin etkisinin olup olmadığının araştırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın örneklemini; Antalya Adliyesinde Aile Mahkemelerinde boşanma davası görülmüş ve(ya) görülmekte olan ailelerden 9-12 yaş aralığındaki 85 çocuk ve 20 ebeveyn oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Çocuk Kişisel Bilgi Formu (Sosyodemografik Bilgi Formu), ebeveyne yabancılaşma düzeyini belirlemek için Baker Yabancılaşma Ölçeği, çocukların boşanma sürecindeki uyum düzeyini saptamak için Çocuklar İçin Boşanmaya Uyum Envanteri, çocukların benlik saygısı düzeylerini saptamak için Rosenberg Çocuklar için Benlik Saygısı Ölçeği, çocukların ebeveynlerine bağlanma düzeylerini belirleyebilmek için Kerns Güvenli Bağlanma Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından oluşturulmuş yarı yapılandırılmış sorular aracılığıyla ebeveynler ile derinlemesine görüşmeler yapılarak; ebeveynlerin boşanma sonrası deneyimleri, çocukları ile ilişkileri ve ebeveyne yabancılaşma olgusu ile ilgili farkındalıkları hakkında bilgi edinilmiştir. Araştırma karma yöntem kullanılarak yürütülmüştür. Toplanan nicel verilerin analizinin gerçekleştirilebilmesi amacıyla SPSS 27.0 paket programı kullanılmış ve bağımsız gruplar için t testi analizi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Hayes'in Macro 4.2 eklentisi ile aracı değişken model analizi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizi için Maxqda Analytics Pro 2020 programı kullanılmış olup, elde edilen araştırma çıktıları içerik analizi tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Yürütülen istatiksel analizler neticesinde boşanma uyum ile ebeveyne yabancılaşma, anneye güvenli bağlanma ve babaya güvenli bağlanma puanlarında ve demografik değişkenler arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre annesi ile yaşayan çocukların, babası ile yaşayan çocuklara göre boşanmaya uyumunun daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Diğer bir bulguya göre birlikte yaşamadığı ebeveyni ile daha az sıklıkta görüşen çocukların boşanmaya uyumunun daha yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırma değişkenleri ile yürütülen analizlere göre, babaya yönelik yabancılaşma yaşayan çocukların, herhangi bir ebeveynine yabancılaşma yaşamayan çocuklara göre boşanmaya uyum düzeyinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Analiz sonuçları, çocukların benlik saygısı düzeylerinin artmasının boşanmaya uyum düzeyinde azalmaya neden olduğunu göstermiştir. Elde edilen diğer bir bulgu, anneye güvenli bağlanma düzeyinin yüksek olmasının çocukların boşanmaya uyum düzeyini pozitif yönde yordadığıdır. Ayrıca yürütülen model analizinde elde edilen bulgulara göre, boşanmaya uyum değişkeni ile benlik saygısı arasındaki ilişkide anneye güvenli bağlanmanın marjinal olarak kısmi aracı role sahip olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgulara bakıldığında; ebeveyne yabancılaşma, benlik saygısı ve güvenli bağlanma değişkenlerinin boşanmaya uyumu etkileyen faktörler olduğu, bulguların farklı açılardan alanyazını doğruladığı düşünülmektedir. Yapılan araştırma sonucunda; ebeveynlerin ve adli personellerin boşanma süreci ve ebeveyne yabancılaşma olgusu hakkında bilgi ve farkındalıklarının artırılması ve bu hususların velayet süreçlerinin yürütülmesinde dikkate alınması gerektiği, ebeveyne yabancılaşma ve boşanmaya uyum konusunda yapılacak akademik çalışmaların artırılması ve çalışmalardan elde edilecek çıktıların bireylerin faydasına olacak şekilde uygulamalara nasıl yansıyabileceği hususunda değerlendirmelerin yapılması gerektiği düşünülmüştür.