DİJİTALLEŞEN ÇAĞDA DEĞİŞEN SİNEMA SEYİR PRATİKLERİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, İletişim Fakültesi, --------------------------------, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PELİN ODUNCU
Danışman: Sibel Karaduman
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, postmodern toplum bağlamında sinema kavramının geçirdiği dönüşümleri ve seyir pratiklerinde yaşanan değişimleri incelemektedir. Sinemanın yalnızca teknik ya da estetik bir ifade aracı olmanın ötesinde, toplumsal ve kültürel bir deneyim biçimi olarak ele alındığı bu tezde, André Bazin'in "Sinema nedir?" sorusundan hareketle, günümüzde bu sorunun "Post-sinema nedir?" şeklinde yeniden formüle edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Çalışma, postmodern toplumun yapısal dönüşümleriyle paralel olarak şekillenen post-sinematik seyir deneyimlerini, farklı yaş gruplarına göre değişen boyutlarıyla ele almaktadır. Katılımcılar farklı yaş gruplarından seçilerek, kuşaklar arası sinema algısı ve izleme deneyimleri fenomenolojik bir yöntemle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, dijitalleşme, mecralaşma, hiper-gerçeklik ve zaman-mekân algısındaki değişimlerin sinema deneyimini yeniden tanımladığını ortaya koymaktadır. Bu dönüşüm, yalnızca sinema içeriğinde değil, izleyicinin sinema ile kurduğu ilişkide de köklü bir kırılmaya işaret etmektedir. Araştırma sonuçlarına göre, dijital çağın getirdiği post-sinematik pratiklere farklı yaş gruplarının büyük ölçüde benzer oranlarda entegre olduğu gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, ileri yaş grubundaki katılımcılar, sinemanın dijitalleşmesi bağlamında geçmişteki sinema deneyimlerine daha nostaljik bir perspektiften yaklaşmakta ve bu dönüşümleri bireyselleşme, izolasyon ve yüzeyselleşen iletişim biçimleri açısından daha eleştirel değerlendirmektedir. Buna karşılık, genç bireylerin sinema salonu deneyimlerinin oldukça sınırlı olduğu ve bu deneyimlerin anlamlı bulunmadığı saptanmıştır. Genel olarak katılımcılar, sinemanın dijitalleşme yoluyla "bireyin ayağına gelmesi" ni olumlu karşılarken, aynı zamanda bu durumun sinema deneyimini sıradanlaştırdığına, içeriklerin niteliksel olarak zayıfladığına ve izleme pratiklerinin tek tipleştiğine yönelik eleştiriler dile getirmiştir. Bu bağlamda, post-sinema yalnızca teknolojik bir evrimi değil; aynı zamanda toplumsal, kültürel ve duygusal dönüşümleri de içeren çok katmanlı bir yeniden yapılanma sürecini temsil etmektedir. Dolayısıyla çalışma, sinemanın çağdaş toplumsal formlar içindeki konumunu sorgulayan ve geleceğin sinema deneyimine dair eleştirel ve kavramsal bir çerçeve sunan özgün bir katkı niteliğindedir.