Sahîh-i Buhârî'nin Türkçe Çevirilerinde Atasözü-Deyim Düzeyinde Eşdeğerlik Sorunları


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED ÖZCAN

Danışman: Nazife Nihal İnce

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, Muhammed b. İsmail el-Buhârî tarafından kaleme alınan Sahîh-i Buhârî adıyla meşhur olmuş el-Câmiʻu's-Sahîh adlı eserdeki müstakil 40, mükerrerler 62 olmak üzere toplam 102 mesel incelenmiştir. Seçilen mesellerin kaynak dil Arapçadaki anlam alanı hicri ikinci ve altıncı yüzyıl arası mesel kitapları aracılığıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen anlam alanı hedef dil Türkçe açısından incelenmiştir. Sahîh-i Buhârî çevirmenlerinin, deyimleri yapısal ve anlamsal açıdan hangi stratejileri kullanarak aktardıkları ortaya konulmuş ve incelemenin sonunda çeviri önerileri sunulmuştur. Bu araştırmada mevcut durum analizi için betimsel metot izlenmiş ve ayrıntılı literatür taraması yapılmıştır. Söz öbeklerinin mesel olup olmadığına karar vermede klasik mesel kaynaklarına başvurulmuştur. Araştırmanın evrenini Sahîh-i Buhârî'deki tüm meseller ile Sahîh-i Buhârî'nin Kütüb-ü Sitte, Kütüb-ü Tisʻa gibi derlem, müstakil yahut muhtasar tercümeleri, araştırmanın örneklemini ise Sahîh-i Buhârî'den müstakil 40, mükkerrerler 62 olmak üzere toplam 102 mesel ile Sahîh-i Buhârî'nin müstakil üç çevirisi oluşturmuştur. Araştırma sonunda elde edilen bulgular, Sahîh-i Buhârî çevirmenlerinin meselleri çevirirken belli bir yönteme bağlı kalmadıklarını ortaya koymuştur. Çevirmenlerin faydalandıkları deyim çeviri stratejilerinin % 10.45, diğer çeviri stratejilerinin ise % 89.54 oranlı olması Sahîh-i Buhârî çevirmenlerinin yeterince deyim çeviri stratejilerinden faydalanmadıklarını göstermiştir. Öte yandan bizim önerdiğimiz eşdeğerliklerin tamamının deyim çeviri stratejileri sınırı içerisinde yer alması deyim çeviri stratejilerinin uygulanabilir olduğunu göstermiştir. Hadis mesellerinin aktarımında en dikkat çekici yöntem, biçimsel aktarım olmuştur. Bu durum ise hadis çevirmenlerinin kaynak dile bağlı kaldıkları, çeviride hatadan kaçındıkları yahut meselleri mesel olarak algılamadıkları şeklinde yorumlanabilir. Her durumda, biçimsel aktarımın yoğun bir biçimde tercih edilmesi hedef dil Türkçenin tüm imkanlarının kullanılmadığını açığa çıkarmaktadır. Ortaya konulan çevirilerde ekleme ifadelerin yoğun bir şekilde yer alması, çevirmenlerin bir yandan anlamsal alandan uzaklaşmamak isterken öte yandan kaynak metne sadık kalmak istediklerini göstermektedir.