Türkiye'nin farklı bölgelerinde üretilen önemli arıcılık ürünlerinden bal, polen ve propolisin fenolik bileşen kompozisyon ve biyoyarayışlılığının belirlenmesi ve bu arıcılık ürünlerinin sağlık üzerine bazı etkilerinin in vitro yöntemlerle araştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEREN MUTLU
Danışman: Mustafa Erbaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezde Türkiye'nin farklı bölgelerinde üretilen önemli arıcılık ürünlerinden bal, polen ve propolisin fenolik bileşen kompozisyonunun ve biyoerişilebilirliğinin belirlenmesi ve bu arıcılık ürünlerinin sağlık üzerine bazı etkilerinin in vitro yöntemlerle araştırılarak, bu ürünlerin beslenmedeki yer ve önemlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'nin 7 farklı coğrafi bölgesinden 2 yıl tekrarlı ve her yıl 25 adet olmak üzere toplamda 50 adet bal, 50 adet polen ve 50 adet propolis örneği temin edilerek bu arıcılık ürünlerinin bazı kimyasal madde içerikleri, fenolik bileşen kompozisyonları, antioksidan, antibakteriyel ve antiinflamatuvar etkileri belirlenmiş, in vitro yöntemlerle sağlık üzerine etkileri ortaya konulmuş ve bu arıcılık ürünlerinden seçilen örneklerin bazı kanser hücrelerine karşı sitotoksik etkileri araştırılmıştır. Palinolojik analiz sonuçlarına göre; 31 adet monofloral ve 19 adet multifloral bal örneği ve 29 adet monofloral ve 21 adet ise multifloral polen örneği temin edildiği belirlenmiştir. Bal örneklerinin doğallığını ve tazeliğini değerlendirmek için yapılan diastaz sayısı, HMF ve prolin içerikleri sonuçlarının sırasıyla 0.79-72.41, 0.72-65.61 mg/kg ve 261.10-1408.12 mg/kg aralıklarında değiştiği ve örneklerin çoğunlukla yasal limitlere uydukları değerlendirilmiştir. Bal, polen ve propolis örneklerinin toplam fenolik madde içerikleri sırasıyla 13.00-132.07, 338.15-2857.77 ve 508.35-25999.87 mg GAE/100g olarak belirlenmiştir. Fenolik bileşik kompozisyonu analiz sonuçları incelendiğinde bal örneklerinin gallik asit, metil-3,4,5-trihidroksibenzoat ve naringin miktarlarına ait ortalamaların (>2.0 mg/100g) diğer fenolik bileşiklerden daha yüksek ve trans sinnamik asit, apigenin, mirisetin, kuersetin ve luteolin içeriklerinin ise daha düşük (<0.07 mg/100g) olduğu belirlenmiştir. Polen örneklerinin rozmarinik asit, naringenin, rutin ve apigenin miktarlarına ait ortalamaların sırasıyla 155.38, 51.91, 34.31 ve 29.16 mg/100g değerleri ile diğer fenolik bileşiklerden daha yüksek ve siringik, vanilik, gallik ve ferulik asit içeriklerinin ise daha düşük (<0.8 mg/100g) olduğu tespit edilmiştir. Propolis örneklerinin rozmarinik asit, kafeik asit, 3,4-dimetoksisinnamik asit, ferulik asit ve naringenin miktarlarına ait ortalamaların sırasıyla 737.42, 317.31, 285.49, 255.50 ve 246.92 mg/100g değerleri ile diğer fenolik bileşiklerden daha yüksek ve metil-3,4,5-trihidroksibenzoat, siringik asit, vanilik asit, hesperidin, rutin ve mirisetin içeriklerinin ise daha düşük (<7.0 mg/100g) olduğu belirlenmiştir. Lineer diskriminant analizi sonucuna göre bal örneklerinde %58, polen örneklerinde %70 ve propolis örneklerinde ise %74 doğruluk oranı ile fenolik bileşik kompozisyonuna göre bölgeler arasında bir sınıflandırma yapılabildiği tespit edilmiştir. Polen örnekleri için Ege (%83.3), İç Anadolu (%71.4), Karadeniz (%77.8) ve Marmara (%75.0) Bölgeleri'ne ait polenlerin ve propolis örnekleri için ise Akdeniz (%100), Doğu Anadolu (%75.0), Ege (%71.4), Karadeniz (%85.7) ve Marmara (%71.4) Bölgeleri'ne ait propolislerin fenolik bileşik kompozisyonları açısından ayrılabildiği, ancak diğer bölgelerin ise elde edilen sonuçların birbirine yakın olmaları nedeniyle iç içe özellik gösterdiği belirlenmiştir. Sindirim uygulanmış örneklerde fenolik madde biyoerişilebilirlik değerlerinin ham örneklere göre balda %260 daha yüksek ve polen ve propolis örneklerinde ise sırasıyla ortalama %78.93 ve %34.55 değerleri ile daha düşük olduğu belirlenmiştir. Ancak ağız sindirimi aşamasından bağırsak sindirimi aşamasına doğru ilerledikçe örneklerin toplam fenolik ve flavonoid madde konsantrasyonları ve bunlara bağlı olarak biyoerişilebilirlik değerlerinin ve antioksidan aktivitelerinin de arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca kanser hücreleri üzerine seçilen sindirilmiş propolis örneklerinin inhibe edici etkilerinin diğer örneklere göre daha yüksek ve bal, polen ve propolis örneklerinin hücreleri inhibe edici etki sıralamalarının ise A549, Hep-G2, Caco-2, H1299, A431 ve Bj hücreleri şeklinde olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; fenolik bileşiklerin polen ve propolis örnekleri için bölgelerin sınıflandırılmalarında bir parametre olarak değerlendirilebileceği, sindirim ile bal, polen ve propolis örneklerinin fenolik bileşik biyoerişilebilirliklerinin bal için yüksek, polen için yaklaşık aynı ancak propolis için düşük olduğu ve bu ürünlerin araştırmada kullanılan kanser hücreleri üzerinde inhibe edici etkilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.