Pediatrik Kraniofarengeoma Hastalarında Klinik Özellikler ve Endokrin Komplikasyonlar


Creative Commons License

Bahar Y. F., Çetin K., Özak A., Parlak M., Ünver Tuhan H.

Uluslararası PUADER 5. Sağlıklı Büyüyen Çocuk Kongresi, Bursa, Türkiye, 6 - 09 Kasım 2025, ss.92-93, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Bursa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.92-93
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

PEDİATRİK KRANIOFARENGEOMA HASTALARINDA KLİNİK ÖZELLİKLER VE ENDOKRİN KOMPLİKASYONLAR

Yasemin Funda BAHAR1 , Kürşat ÇETIN1 , Mesut PARLAK1 , Hale Ünver TUHAN1 , Ahmet ÖZAK2

1 Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği

2 Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Kliniği 

Giriş: Kraniofarengeomalar (KP), genellikle sellar ve parasellar bölgede lokalize olan, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından derece I olarak sınıflandırılan iyi huylu, ancak lokal invazyon eğilimli nadir beyin tümörleridir. Pediatrik yaş grubunda bildirilen tüm primer beyin tümörlerinin küçük bir kısmını oluşturmalarına rağmen, KP’ler endokrin, nörolojik ve psikososyal morbidite açısından ciddi uzun dönem komplikasyonlara yol açabilmektedir.

Amaç: Bu çalışmada, çocukluk çağı KP olgularının klinik, radyolojik ve endokrinolojik özellikleri ile cerrahi sonrası komplikasyonları değerlendirilmiş ve uzun dönem takipte karşılaşılan sorunlar ile erken tanı ve tedaviye yönelik öneriler sunulmuştur.

Yöntem: Ocak 2010 – Haziran 2025 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Çocuk Endokrinoloji Polikliniği’nde ameliyat sonrası takip edilen 10 çocuk KP olgusu retrospektif olarak analiz edildi. Hastaların demografik özellikleri, başvuru bulguları, tümörün radyolojik ve histopatolojik karakteristikleri, uygulanan cerrahi yaklaşımlar ve postoperatif endokrin komplikasyonlar değerlendirilmiştir.

Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların medyan takip süresi 4,9 yıl olup çoğunluğunda başvuru semptomu baş ağrısı ve görme bozukluğu olarak saptandı. Olguların büyük kısmında tümör suprasellar yerleşimli ve histopatolojik olarak tamamı adamantinomatöz tiptedir. Ameliyat öncesinde üç (%30,0) hastada hipotiroidi, birinde ek olarak sekonder adrenal yetmezlik ve birinde diabetes insipidus gelişmiştir. Ameliyat sonrası tüm hastaların hormon replasman tedavisine ihtiyacı olmuştur. Altı hastada hipofiz-tiroid ekseni fonksiyonunda, yedi hastada hipofiz-adrenal ekseni fonksiyonunda ve üç hastada hipofiz-gonad ekseni fonksiyonunda bozulma tespit edilmiştir. Üç hasta büyüme hormonu tedavisi almıştır. Tanı anında sekiz hasta prepubertal, iki hasta pubertal dönemdeydi. Postoperatif dönemde üç hastaya pubertal indüksiyon tedavisi başlanmış, iki hasta prepubertal kalmış ve diğer hastaların pubertesi normal seyretmiştir.[Tablo1].

Sonuç: KP’li çocuklarda postoperatif dönemde en sık görülen komplikasyonlar hipofiz-adrenal eksen bozuklukları ve tiroid disfonksiyonudur. Bu komplikasyonlar, büyüme-gelişme ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkilere sahiptir. Düzenli endokrin takip ve uygun tedaviyle komplikasyonlar azaltılabilir; multidisipliner yaklaşım ise prognoz ve yaşam kalitesini olumlu etkiler.

Anahtar Kelimeler: Kraniofarengeoma, Endokrin Komplikasyon, Hipopitüitarizm, Cerrahi Sonrası İzlem