Uluslararası Katılımlı Türk Romatoloji Kongresi 2025, Antalya, Türkiye, 16 - 20 Nisan 2025, ss.120, (Tam Metin Bildiri)
Amaç: Sarkoidoz multisistemik tutulum gösteren, non-kazeifiye granülomatöz inflamasyonla karakterize
bir hastalıktır. Etiyolojisi kesin olarak bilinmemekle beraber genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin
(örneğin enfeksiyon, toksinler veya antijenik maruziyet gibi) tetikleyici olduğu düşünülmektedir. Başlıca
akciğer ve lenf nodu tutulumu görülürken deri, göz, kalp, karaciğer, böbrek ve merkezi sinir sistemi gibi
çeşitli organlarda da tutulum görülebilir. Bu olgu sunumunda malignite araştırılırken sarkoidoz tanısı alan
vaka ile sarkoidoz farkındalığının arttırılması amaçlanmıştır.
Bulgular: 61 yaş kadın hasta; yaygın vücut ağrısı, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı şikayeti ile başvurdu.
Hastanın ek hastalığı olmadığı; kilo kaybına ateş ve gece terlemesi eşlik etmediği öğrenildi. Fizik muayene
ve rutin laboratuvar tetkikleri normal görülen hastada ön planda malign süreçler düşünülerek PET(pozitron
emisyon tomografisi) görüntülemesi yapıldı. Hastanın PET raporu, ''Bilateral alt servikal, mediastinal,
abdominal metastatik lenfadenopati; karaciğer ve kemik metastazları, her iki akciğerde multiple milimetrik
metastatik nodüller'' olarak raporlandı. Hastadan karaciğer kor biyopsi ile örnek alındı. Patoloji sonucu
''granülomatöz inflamasyon'' gelmesi üzerine ön tanılara sarkoidoz eklendi. Hastanın serum düzeltilmiş
kalsiyum, parathormon, d vitamini ve idrar kalsiyum düzeyleri normal aralıktaydı. Serum anjiotensin
konverting enzim düzeyi bakıldığında 86 (referans değeri: 8-52) olarak görüldü. Kesin tanı için akciğer ve
lenf nodu eksizyonel biyopsi yapıldı. Patoloji sonucu ''non-nekrotizan kronik granülomatöz inflamasyon''
gelen hastaya sarkoidoz tanısı konularak tedavisi düzenlendi.
Sonuç: Sarkoidoz klinik seyri değişkenlik gösterir ve akciğerler başta olmak üzere birçok organı etkileyebilir.
Hastalığın geniş bir klinik spektruma sahip olması nedeniyle tanı gecikebilmektedir. Ayrıca radyolojik ve
klinik bulgularının lenfoma ve diğer malignitelerle karışabilmesi tanısal zorluklara yol açabilir. Hastalığın
prognozu genellikle iyi olmakla birlikte, bazı hastalarda ilerleyici ve komplikasyonlara yol açan bir seyir
izleyebilir. Bu nedenle, sarkoidozlu hastaların multidisipliner bir yaklaşımla izlenmesi ve bireyselleştirilmiş
tedavi stratejilerinin belirlenmesi önemlidir.
Anahtar Kelimeler: sarkoidoz, malignite, ayırıcı tanı
Posteroanterior akciğer grafisi