Dönüşüm, Yıkım ve Deprem Odağında Kalan Miras Alanının Değerlendirilmesi, Diyarbakır Hasırlı Mahallesi Örneği


Creative Commons License

Özgül D.

V. Kentsel Morfoloji Sempozyumu, Trabzon, Türkiye, 12 Mayıs 2025 - 14 Mayıs 2026, ss.140-141, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Trabzon
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.140-141
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

önemli bir konumda yer alırken, kentsel politikalar, planlama ve tasarım pratikleri bu müşterek kaynakların değişimine ve anlaşılmasına odaklanmaktadır. Sosyo-kültürel sermayenin bileşeni olarak görülen kültürel miras ekonomik, sosyal ve kültürel etki değeri ile önemlidir. Ulusal ve uluslararası gündemlerde miras çeşitli boyutları ile tartışılırken, mirasın sürekliliği yaşanan olumsuzluklar neticesinde önemle tartışılmaya devam edilmektedir. Pandemi, sel, fırtına, yangın ve deprem gibi doğal felaketlere ek olarak yakın coğrafya politikaları, savaşlar, iç politika ve çatışmalar, vandalizm; bağlama uygun olmayan dönüşüm politikaları, kontrolsüz mekânsal büyüme senaryoları miras üzerindeki önemli riskleri oluşturmaktadır. Tüm bu dinamiklerin yansımaları mekânsal bağlamın değiştiğinin açık bir göstergesidir. Kültürel miras alanlarına yönelik yanlış müdahale biçimleri yerel çevreyi tahrip ederek başta mekânsal, ekonomik ve sosyal yapının ana bağlamdan kopmasına ve geçmiş-bugün-gelecek sürekliliğinin sorgulanmasına yol açar. Bu sebeple planlama pratikleri ve tasarım kararları etkili, sürdürülebilir, çağdaş yaklaşımları içermelidir. Mekânsal süreklilik ve sürdürülebilirlik kavramının gözden geçirilmesi ise bu bağlamda zorunludur. Çalışma alanı Diyarbakır Sur İlçesi’ne bağlı Hasırlı Mahallesi olup yerelde Gavur Mahallesi olarak bilinen yerleşimin, tam tarihi belirli olmayıp içerisinde konumlanan en eski ögenin M.Ö 5.yy’a dayandığı bilinmektedir. 1950’li yıllara kadar çoğunluğun Ermeniler olduğu, Yahudi, Süryani, Keldani, Yezidi, Türk ve Kürt çeşitli etnik desen yansımaları sosyal, ekonomik ve fiziksel mekânda vücut bulmuştur. Aynı zamanda bu yerleşim, UNESCO ile koruma altına alınan kültürel peyzaj alanı Hevsel Bahçeleri’ne ve Diyarbakır Kalesi Koruma Bandı’na sınır olup Hevsel Bahçeleri Alan Yönetim Planı içerisinde tampon bölge olarak belirtilmiştir. Fakat zaman içinde yaşanan kırılmalar; başta 2000’li yıllarda başlayan kentsel dönüşüm uygulamaları, sonrasında 2015 yılında yaşanan güvenlik probleminin çatışmalı süreçleri, 2018 yılı itibariyle yeniden inşa süreci, ardından 2023 yılında yaşanan 6 Şubat felaketi, 23 hektarlık alandan oluşan Hasırlı Mahallesi’nin 20 hektarında morfolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel açılardan krizler yaratmıştır. Çalışmada bu süreçler 2000 yılından 2024 yılına değin hava fotoğrafları ve halihazır haritalar üzerinden analiz edilmiş, uygulanan yeni plan ve tasarım kararları değerlendirilmiş, yıkım öncesi mahallede yaşayan 7 kişi ile kartopu yöntemiyle derinlemesine görüşmeler yapılmış, ardından müdahalelerin mahalle örüntüsünü nasıl dönüştürdüğü ve dönüşümün mekânsal süreklilik eksenindeki etkileri nelerdir soruları çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Dönüşüm politikaları, çatışmalar ve depremin odağında kalan kentin, yeniden inşa sürecindeki mekânsal sürekliliğinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın temel sonuçları ise; kentin kültürel ve tarihi dokularından olan Hasırlı Mahallesi’nin %95’lik alanı çeşitli yıkımlara maruz kalarak muğlak bir planlama ve tasarım sürecine girmiş, toplam 1560 yapının 1514’ü yıkılarak dokuya uygun olmayan yapılaşmalar başlamış, mekânın çok katmanlı yapısı kaybedilmiş, eski mahalleli zorunlu göçe tabi tutularak mekânı terk etmiş ve tüm bunların bütününde başta fiziksel, toplumsal ve ekonomik bağlamda değişimler başlamıştır. Bu çalışma pek çok yıkımın odağında kalan kent için geçmiş-bugün-gelecek takibinin yapılabilmesi, bütünleşik ve sürdürülebilir güncel planlama ve tasarım kararlarının verilmesi, morfolojik araştırmalar ve planlama pratikleri arasındaki ilişkinin bütünleştirilmesi gerektiğinin somut bir örneğidir. Rasyonel kararların üretilmesinin günümüz kentlerinde, çalışma alanı olan Hasırlı Mahallesi ve kent bütününde  zorunlu olduğunu vurgulayıp çok boyutlu morfoloji alanı açısından sonuçları literatüre katkı sağlayacaktır.