XV. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 6 - 10 Aralık 2023, ss.145
Paraaortik Lenf Nodu Metastazı Olan Serviksin Sarkomatoid Karsinomu: Olgu Sunumu Sümeyye Çıtak,1 Yasemin Şengün,1 Mine Genç,1 Timur Koca,1 Gülgün Erdoğan,2 Aylin Fidan Korcum1 1Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı, Antalya, Türkiye 2Akdeniz Üniveristesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı, Antalya, Türkiye Amaç: Serviks kanseri kadınlarda en sık görülen 4. kanser türüdür. Uterin serviksin en sık görülen karsinom türü squamöz hücreli karsinomudur. Serviksin sarkomatoid karsinomu ise oldukça nadir görülmektedir ve prognozu daha kötü seyretmektedir. Bu histolojik alt tipin nadir görülmesi sebebiyle tedavi yaklaşımı standardize edilememiştir ve çoğu zaman squamöz alt tipi gibi tedavi edilir. Olgu: 45 yaşında kadın hasta anormal vajinal kanama ile başvurdu. Hastanın jinekolojik muayenesinde serviksin yerini alan, büyük ülserasyon gösteren, üst vajene uzanan ve bilateral parametriuma invazyonu olan kitle saptandı. Kitleden alınan biyopsinin patoloji sonucu HPV ilişkili invaziv yassı epitel hücreli karsinom, sarkomatoid tip olarak raporlandı. Tanısal pelvik manyetik rezonans (MR) görüntülemesinde, endoservikal kanal boyunca yerleşen serviks ön ve arka duvarını çepeçevre saran, yaklaşık 117x92x74 mm boyutunda T2 zayıf hiperintens, belirgin kontrast enhansmanı gösteren lobüle konturlu kitle lezyonu izlenmiştir. Kitle rektum ve mesane duvarına invaze olarak değerlendirilmiş ve bilateral iliak ve paraaortik lenf nodları saptanmıştır. Evreleme pozitron emisyon tomografisinde (PET) servikste alt pelvisi büyük oranda dolduran içinde kaviter ve nekrotik alanlar bulunan, mesaneyle arasında plan izlemeyen vajen proksimaline doğru uzanan kabaca 9.5x10 cm boyutlu SUVmax : 25 olan kitle ve sağ alt paraaortik kısa aksı yaklaşık 1,5 cm boyutlu heterojen, SUVmax : 5,5 olan metastazla uyumlu lenf nodu izlenmiştir. Hasta FIGO evrelemesine göre evre IVA olarak değerlendirildi. Haftalık 40mg/m2 sisplatin eş zamanlı eksternal radyoterapi uygulandı. Eksternal radyoterapi, Simultane Integrated Boost (SIB) tekniği ile 25 fraksiyonda, paraaortik lenf nodu metastazına 55 Gy, uterus ve pelvik lenfatiklere 50 Gy, paraaortik lenfatik bölgesine ise 45 Gy uygulanmıştır. Hasta eksternal radyoterapi sonrası brakiterapi açısından değerlendirilmiş ancak eksternal radyoterapi sonrası tedavi yanıtının az olması ve kitlenin büyüklüğü sebebiyle tedavi alamamıştır. Cerrahi açıdan değerlendirilen hastaya operasyon düşünülmemiştir. İzlemde 7. ayda pelvik MR’da kitle ve lenf nodlarında tam yanıt görülmesi üzerine brakiterapi uygulanmıştır. Brakiterapi 3 fraksiyonda toplam 21 Gy olarak uygulanmıştır. Hasta tedaviyi iyi tolere etmiştir. Hastanın tedavi sonrası 12. ayındaki pelvik MR ve PET-CT görüntülemelerinde nüks/metastaz saptanmamıştır. Figür 1'de gösterilmiştir. 18. aydaki kontrol MR görüntülemelerinde uyluk bölgesindeki kas içi noduler lezyonlar görülmüş ve metastaz ile uyumlu olarak raporlanmıştır. Sonuç: Serviksin sarkomatoid karsinomu oldukça nadir görülmektedir. Radyoterapi ile özellikle erken evredeki vakalarda kür sağlanabilirken, ileri evre hastalarda prognoz oldukça kötü seyretmektedir. Anahtar Kelimeler: Serviks kanseri, sarkomatoid karsinom, radyoterapi