Trakya University Journal of Social Sciences (TUJSS), cilt.28, sa.1, ss.1-14, 2026 (TRDizin)
Bu araştırma makalesi, YouTube yorumları aracılığıyla tüketicilerin tepkilerini analiz ederek Google’ın “#LetsInternetBetter” sosyal reklam kampanyasının yanlış bilgilendirmeyle mücadeledeki etkinliğini araştırmaktadır. Çalışma, yanlış bilgilendirme ve farkındalık kampanyalarına ilişkin tüketici görüşlerine dair içgörüler sağlamak amacıyla sosyal ağlardan zengin bir veri kaynağı olarak YouTube yorumlarından yararlanmaktadır. MAXQDA 2020 niteliksel veri analizi programını kullanarak 994 yorumun tematik analizini gerçekleştirme yoluyla bu niteliksel araştırma yöntemine dayanan çalışma, tüketici tepkilerini reklamla ilgili ve markayla ilgili temalar halinde kategorize etmekte ve bunları ayrıca biliş, duygulanım ve davranışsal niyetler halinde parçalara ayırmaktadır. Geniş bir tüketici katılımı yelpazesini yansıtarak yorumcu türlerinin genişletilmiş bir tipolojisini sunmaktadır. Bulgular, olumlu desteklerden eleştirel şüpheciliğe kadar çeşitli tüketici tepkilerini ortaya koymaktadır. Araştırma, yanlış bilgilerin azaltılması çabalarında doğrudan katılımın önemli rolünün altını çizerken aynı zamanda dijital kampanyaların izleyicileri kutuplaştırma potansiyelini de ortaya koymaktadır. Bu çalışma, dijital platformların yanlış bilgilendirme konusundaki tüketici söylemini nasıl etkilediğinin anlaşılmasına katkıda bulunarak daha etkili ve kapsayıcı sosyal reklam kampanyalarının hazırlanmasına yönelik öneriler sunmaktadır.
This research article examines the effectiveness of Google’s #LetsInternetBetter social advertising campaign in countering misinformation by analyzing consumer reactions through YouTube comments. It capitalizes on social networks as a rich data source for genuine insights into consumer opinions regarding misinformation and awareness campaigns. Employing a qualitative research method through thematic analysis of 994 comments in MAXQDA 2020, this research categorizes consumer responses into ad- and brand-related themes, further dividing them into cognition, affect, and behavioral intentions. It introduces an expanded typology of commenter types, reflecting a broad spectrum of public engagement. Findings reveal varied reactions, ranging from positive endorsements to critical skepticism, highlighting the campaign’s global outreach. The research underscores the pivotal role of direct engagement in misinformation mitigation efforts and emphasizes digital campaigns’ potential to polarize audiences. Furthermore, it highlights the need for nuanced, culturally attuned communication strategies in awareness campaigns to navigate the complexities of public perceptions. This study contributes to understanding how digital platforms influence public discourse on misinformation and offers insight for crafting more effective and inclusive social advertising campaigns.