Negentropy in Animated Posters within the Context of Gestalt Principles


Creative Commons License

BARKIN O. O., KES Y.

Art-e Sanat Dergisi, no.37, pp.1-18, 2026 (TRDizin)

Abstract

With the rapid development of digital technology, visual communication designs have begun to incorporate multi-layered structures that include time, movement, and interaction, rather than simply producing static works. This innovation has paved the way for designers to develop approaches that focus not only on creating aesthetically pleasing products but also on perceptual organisation. Gestalt Principles, in this context, offer a fundamental theoretical framework for the perceptual organisation of animated visual elements, while also showing how this organisation can be made more readable, balanced, and cognitively sustainable, moving away from randomness. Furthermore, for moving images to be perceived more effectively by the viewer, visual relationships need to be organised according to specific principles. In this regard, the conscious consideration of movement, time, and spatial relationships in the design process contributes to maintaining visual integrity and conveying the message more effectively. Therefore, this study aims to demonstrate, with examples, how Gestalt design generates Negentropy in animated poster designs, how these conscious design decisions strengthen perceptual order, and how a meaningful and orderly dynamic structure emerges through the controlled reduction of visual clutter.
Dijital teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte görsel iletişim tasarımları, durağan işlerin üretilmesinden ziyade zaman, hareket ve etkileşim boyutlarını da içine alan çok katmanlı yapıları devreye sokmaya başlamıştır. Bu yenilik, tasarımcıların estetik ürünler ortaya koymasının yanı sıra algısal örgütlenmeyi de merkeze alan yaklaşımlar geliştirmesine zemin hazırlamıştır. Gestalt İlkeleri bu noktada bizlere animasyonlu görsel unsurların algısal bir düzen içinde kurgulanabilmesi için temel bir kuramsal çerçeve sunarken, aynı zamanda bu düzenin rastlantısallıktan uzaklaşarak okunabilir, dengeli ve bilişsel olarak sürdürülebilir bir yapıya nasıl kavuşturulabileceğinin yollarını göstermektedir. Ayrıca hareketli görüntülerin izleyici tarafından daha etkin bir biçimde algılanabilmesi için görsel ilişkilerin belirli ilkeler doğrultusunda düzenlenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda hareket, zaman ve mekânsal ilişkilerin tasarım sürecinde bilinçli bir biçimde ele alınması, görsel bütünlüğün korunmasına ve mesajın daha etkili aktarılmasına katkı sağlamaktadır. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı, animasyonlu poster tasarımlarında, Gestalt’ın Negentropiyi nasıl ürettiği, alınan bu bilinçli tasarım kararlarının algısal düzeni nasıl güçlendirdiği, görsel karmaşanın kontrollü bir şekilde indirgenmesiyle anlamlı ve düzenli bir dinamik yapının nasıl ortaya çıkarıldığını örneklerle ortaya koymaktır.