Uluslararası Avrasya Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.17, sa.63, ss.200-213, 2026 (TRDizin)
Klasik tarih yazımı, bilim ve düşünce tarihini belirli bir medeniyet ve kültür havzasını esas alarak okur. Ancak bu bakış açısı Avrupa medeniyetini bugüne getiren süreç ve yaklaşım dışındaki tarihi müktesebatı yok saymaktadır. Bu durum Türk-İslam düşüncesi ile bilim ve felsefe tarihi için de geçerlidir. Makalenin amacı bu probleme dikkat çekmek ve nasıl üstesinden gelinebileceği ile ilgili bir takım çözüm önerileri sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda nasıl bir bilim anlayışının ve tarih okumasının doğru, makul ve kabul edilebilir olduğu araştırılmıştır. Ardından Türk-İslam düşüncesi ve bilim tarihi özelinde nasıl bir usul ve üslup geliştirilebileceği ele alınmıştır. Bugün bilimi, “bilim adamlarının üzerinde uylaştıkları düşünce yapıları” olarak görmek daha kabul edilebilirdir. Bu kabulden hareket eden Thomas Kuhn’un tarih anlayışı ve bilim sosyolojisi, Türk-İslam düşüncesi ve bilim tarihi araştırması için önemli ve yardımcı bir kaynaktır. Ancak tek bir anlayışa bağlı kalmak Türk-İslam bilim tarihini kendi olanaklarıyla okumaya imkân vermeyecektir. Asıl sorun Türk-İslam düşüncesi ve biliminin kendi içerisinde nasıl okunabileceği olduğuna göre eldeki bulgulara ek yeni arayışlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu makalede çözümleme çabalarımızın bir parçası olarak Teoman Duralı’nın felsefe-bilim kavramı incelenmiş ve kavramın çağdaş bilim tarihi okumalarıyla uyumlu bir resim sergilediği, Türk-İslam düşüncesi ve bilim tarihi yazımı için oldukça kullanışlı bir ifade olduğu ortaya konulmuştur.