Kütle Hareketlerinin Tıbbi Jeolojik Risklere Etkisi


Creative Commons License

Uçar F.

3. Tıbbi Jeoloji Çalıştayı, Eskişehir, Türkiye, 20 - 22 Kasım 2025, ss.54-55, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Eskişehir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.54-55
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Zemin ve kaya malzemelerinde gerçekleşen heyelan, kaya düşmeleri gibi kütle hareketleri fiziksel etkiler ile meydana gelen jeodinamik süreçler olması sebebiyle genellikle sadece bu açıdan değerlendirilmektedirler. Fakat kütle hareketleri tıbbi jeoloji çalışmaları özelinde de yüksek öneme sahip kimyasal ve çevresel sonuçlar meydana getirebilmektedir. Yani bir kütle hareketi sadece fiziksel bir hareket anlamına gelmemekle birlikte aynı zamanda yer altında gömülü olarak bulunan jeokimyasal olarak zengin yüzeyleri de açığa çıkarabilmektedir. Kütle hareketleri ile ağır metal ve/veya toksik elementlerin hareketliliği başlayabilir ya da hızlanabilir. Bu olaylar ile çevresel denge bozulabilir devamında ise zincirleme gelişen reaksiyonlar tetiklenebilir. Bu süreçler insan sağlığı açısından riskli elementlerin suya, toprağa ve havaya karışmasına neden olabilir.

Kütle hareketleri hidrojeolojik sistemlere de etki etmekte akiferlerin yollarını değiştirebilmektedir. Bu sebeple kirli bölgeler temiz su alanlarıyla birleşebilmekte ve suyun pH dengesi bozulabilmektedir. Tüm bu değişimler sebebiyle içme suyu kaynaklarında ani ve yüksek toksisite artışı gerçekleşebilir. Ağır metal içerikli malzemenin yeni alanlara taşınması, bu bölgelerde yetişen tarımsal ürünler üzerinde etkili olabilir ve dolayısıyla ağır metallerin besin zinciri yoluyla insanlara maruziyetine neden olabilir. Kütle hareketleri sırasında oluşan PM2.5, PM10 gibi ince taneli tozlar ortaya çıkabilir, bu ince malzemeler solunarak, solunum yolu hastalıkları gibi sağlık sorunlarını tetikleyebilir. Tıbbi jeolojik riskler açısından kütle hareketlerinin değerlendirilmesi, yalnızca fiziki olarak değil aynı zamanda kimyasal ve biyolojik risklerin de izlenmesini gerektirir.

Sonuç olarak heyelan, kaya düşmeleri gibi kütle hareketleri, jeolojik-jeomekanik bir tehlike olmanın ötesinde, insan sağlığını doğrudan veya dolaylı etkileyen önemli bir çevresel halk sağlığı problemi olarak da görülmelidir. Bu nedenle tıbbi jeolojik boyutunun araştırılması ve izleme çalışmalarına entegre edilmesi büyük önem taşır.

Anahtar Kelimeler: Ağır Metal, Heyelan, Hidrojeoloji, Kütle Hareketleri, Tıbbi Jeoloji

Mass movements in soil and rock, such as landslides and rock falls, are generally evaluated solely from this perspective because they are geodynamic processes driven by mechanical forcing. However, mass movements can also have significant chemical and environmental consequences, particularly in medical geology studies. Specifically, mass movements constitute not only physical displacement events but also mechanisms capable of exhuming previously buried, geochemically enriched substrates. These gravitational disturbances may initiate or amplify the mobilization of heavy metals and potentially toxic elements (PTEs). These events can disrupt the environmental balance and subsequently trigger chain reactions. These processes can lead to the release of elements that pose a health risk into water, soil, and air.

Mass movements can also affect hydrogeological systems and alter the paths of aquifers. Consequently, polluted areas can merge with clean water areas, disrupting the water's pH balance. All these changes can lead to a sudden and significant increase in toxicity in drinking water sources. The transport of heavy metal-containing materials to new areas can impact agricultural crops grown in these areas, thereby exposing people to heavy metals through the food chain. Fine-grained dust such as PM2.5 and PM10 can be generated during mass movements. These fine particles can be inhaled and trigger health problems such as respiratory illnesses. Assessing mass movements in terms of medical geological risks requires monitoring not only physical but also chemical and biological risks.

Consequently, mass movements such as landslides and rockfalls should not only be considered geological and geomechanical hazards but also significant environmental and public health problems that directly or indirectly impact human health. Therefore, the investigation of their medical geological dimensions and the integration of such considerations into systematic monitoring protocols constitutes a critical imperative for comprehensive risk assessment and mitigation strategies.

Keywords: Heavy Metals, Hydrogeology, Landslides, Mass Movements, Medical Geology