Antifosfolipid antikor sendromu ile takipli hastada tedaviye uyumun önemi


Creative Commons License

Akyüz B., Sezer İ.

Uluslararası Katılımlı Türk Romatoloji Kongresi 2023, Antalya, Türkiye, 8 - 12 Mart 2023, ss.206, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.206
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Antifosfolipid antikor sendromu (APS), tekrarlayan venöz ve arteriyel trombozlar, bu

trombozların neden olduğu klinik tablo ve gebelik kayıpları ile seyreden bir hastalıktır. Başka bir

otoimmün bir hastalık varlığında; örneğin sistemik lupus eritematoz (SLE), “sekonder antifosfolipid

antikor sendromu” adını alır. Klinik bulguları çok çeşitlidir. Bazen antikor pozitifliği ve tekrarlayan

düşüklerle seyrederken bazen de çok alevli bir klinik tablo ile seyrederek yaygın mikrotrombozlarla

ölüme dahi neden olabilir. APS’nin tedavisi iki aşamalıdır. Birinci aşamada antikoagülasyon, ikinci

aşamada da immünsupresyon vardır. Sonuç olarak, morbidite ve mortaliteye neden olabilen, yakın

hasta takibi gerektiren bir tablodur. Bu vakada SLE-APS tanılı hastamızın tedavi uyumsuzluğunun

sonucunda ortaya çıkan tabloyu sunmaktayız.

Olgu: 35 yaş kadın hasta. SLE’ye bağlı cilt, hematolojik ve nöropsikiyatrik tutulum öyküsü

mevcuttur. Hastanın 2020’de sol oksipital lob enfarkt nedeniyle sağ homonim hemianopsisi

mevcuttur. Hastalığına yönelik hidroksiklorokin, mikofenolat mofetil, rituksimab, düşük-orta doz

kortikosteroid ve varfarin kullanmaktaydı. Takiplerine düzensiz gelen hasta Kasım 2022’de sağ

ayakta morarma şikayeti ile hastanemiz acil servisine başvurdu. Acil serviste yapılan arteryel

doppler ultrasonografisinde sağ dorsalis pedis ve tibialis posterior arterlerinden akım alınamadı.

Kalp ve damar cerrahi servisine yatırılan hastaya sağ femoral embolektomi yapıldı. İşlem

sonrasında asetilsalisilik asit, klopidogrel, düşük molekül ağırlıklı heparin, intravenöz nitrogliserin,

silastazol, proflaktik antibiyoterapi ve etkin doz analjezik tedavi ile takip edildi. Hastaneye

başvururusnun 22. gününde ayak parmak distalinde nekroz gelişmesi üzerine ampütasyon için

ortopedi servisine devir edildi. Amputasyon sonrasında tekrar polikliniğimize başvuran hastanın

tedavisine mikofenolat mofetil ve varfarin eklenerek immünsüpresif ve antikoagülan tedavisi

düzenlendi.

Sonuç: Antifosfolipid antikor sendromu morbidite ve mortalite açısından önemle takip edilmesi

gereken bir tablo olup tedavi uyumu hayati öneme sahiptir. Uygun tedavinin düzenlendiği bir

hastada tedaviye uyumun önemini ve olası sonuçlarını paylaşmak istedik.

Anahtar Kelimeler: Sistemik lupus eritematoz, Antifosfolipid antikor sendromu, tedavi uyumu