Ankara Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi, cilt.67, sa.1, ss.383-398, 2026 (Scopus, TRDizin)
İʿrābu’l-Ḳurʾān literatürü üzerine kurgulanan bu çalışmada, kıraat farklılıklarının genellikle ses ve telaffuz boyutuna odaklanan mevcut akademik yaklaşımların aksine, bu farklılıkların anlam ve gramer yapısına olan derin etkileri ele alınmaktadır. Kıraat ilmi alanındaki çalışmaların anlam boyutunu çoğunlukla ikinci planda bırakması, bu makalenin temel çıkış noktasını oluşturmuştur. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmış; veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Bu çerçevede araştırma, makalenin temel sorunsalını (kıraatlerin gramer-anlam ilişkisi) yansıtan üç sureden seçilen beş ayet ile (2/el-Baḳara:9, 58; 4/en-Nisāʾ:10, 29 ve 102/et-Tekās̱ur:6) sınırlandırılmış; konu, İʿrābu’l-Ḳurʾān literatüründen seçilen sekiz müellifin (ez-Zeccāc, en-Neḥḥās, Mekkī b. Ebī Ṭālib, el-ʿUkberī, el-Hemedānī, es-Sefāḳusī, Muḥyiddīn Dervīş ve Maḥmūd Ṣāfī) eserleri üzerinden incelenmiştir. Yapılan analizler, bu literatürün zaman içinde kıraatlere yaklaşımda metodolojik bir tekâmül sergilediğini ortaya koymuştur. Bu yaklaşımlar; ez-Zeccāc’ın fıkhî sonuçlara odaklanan tahlillerinden; en-Neḥḥās’ın dil kurallarını bir ölçüt kabul ederek kıraatler arasında hiyerarşi kuran kuralcı (prescriptive) nahiv analizlerine; Mekkī b. Ebī Ṭālib’in fonetik ve morfolojik gerekçeleri ayrıntılı olarak tahlil eden teknik yaklaşımlarına; el-ʿUkberī ve el-Hemedānī’nin metin içi bütünlüğü başka ayetlerle göstermeye çalışan betimleyici ve açıklayıcı (deskriptif ve eksplanatuar) yöntemlerinden, es-Sefāḳusī’nin belagat ile teknik tahlili birleştiren özgün analizlerine kadar uzanan farklı metodolojik perspektifler içermektedir. Modern dönemdeki eserlerde ise pedagojik amaçlı bir sadeleştirme ve uygulama kolaylığı sağlama eğilimi tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, İʿrābu’l-Ḳurʾān literatürünün; kıraatlerin dil, tefsir ve fıkıh gibi farklı boyutlarını bir arada incelemek isteyen araştırmacılar için sadece bir “veri” kaynağı değil, aynı zamanda farklı dönemlerde farklı önceliklerle şekillenmiş, her biri kendine özgü analitik modeller sunan dinamik bir literatür olduğunu göstermektedir.
In this study, based on the Iʿrāb al-Qurʾān literature, contrary to existing academic approaches that generally focus on the phonetic and articulatory dimensions of qirāʾāt variants, the profound effects of these differences on meaning and grammatical structure are addressed. The fact that studies in the field of qirāʾāt often relegate the dimension of meaning to the background constitutes the primary starting point of this article. Adopting a qualitative document analysis approach, the research is limited to five specific verses selected from three suras (2/al-Baqarah:9, 58; 4/al-Nisā’:10, 29; and 102/al-Takāthur:6) that prominently reflect the core problem of the study: the grammar-meaning relationship in qirāʾāt. The subject is examined through the works of eight prominent scholars: al-Zajjāj, al-Naḥḥās, Makkī b. Abī Ṭālib, al-ʿUkbarī, al-Hamadānī, al-Safāqusī, Muḥyiddīn Darwīsh, and Maḥmūd Ṣāfī. The analyses conducted reveal that this literature exhibits a methodological evolution in its approach to qirāʾāt over time. These approaches offer diverse methodological perspectives ranging from al-Zajjāj’s analyses focusing on jurisprudential consequences; al-Naḥḥās’s prescriptive syntactic analyses that establish a hierarchy among qirāʾāt using linguistic rules as a criterion; Makkī b. Abī Ṭālib’s technical approaches detailing phonetic and morphological justifications; al-ʿUkberī and al-Hamadānī’s descriptive and explanatory methods aiming to demonstrate intra-textual integrity through inter-textual evidence, to al-Safāqusī’s original analyses combining rhetoric with technical linguistic inquiry. Furthermore, a tendency toward pedagogical simplification and ease of application has been detected in the works of the modern period. Consequently, this study demonstrates that Iʿrāb al-Qurʾān literature is not merely a data source for researchers, but a dynamic body of work that has developed with shifting priorities across historical periods, offering distinctive analytical models for the linguistic, exegetical, and jurisprudential dimensions of the Qurʾān.