Sağlık Bilimleri Örnek Araştırmalar Kitabı, İnci Gülmez,DuyguSevim, Editör, NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK EĞİTİM DANIŞMANLIK TİC. LTD.ŞTİ, Ankara, ss.457-470, 2018
Sokoloff tarafından 1898’de ağrılı romatoid artritlerde radyoterapinin
kullanımının rapor edilmesinin ardından, inflamatuar, dejeneratif, hiperproliferatif,
fonksiyonel ve diğer bir çok hastalıkta ışın tedavisi kullanılmaya başlanmıştır
(Sokoloff, 1898, 209). Ancak, 1950’lerden sonra, özellikle Avrupa’da etkin bir
tedavi modalitesi olarak, değer kazanmıştır. Genellikle, radyoterapi ilk tedavi
seçeneği olmamasına rağmen, uygulanan tedavi modalitelerinin başarısız olduğu,
eldeki imkanların yetersiz olduğu veya şiddetli yan etkiler nedeniyle uygulanamadığı
durumlarda, radyoterapi kabul edilebilir ve başarılı bir tedavi yöntemi
olarak hastalara sunulmaktadır. Radyoterapinin bazı malign olmayan hastalıklarda,
primer veya alternatif tedavi yöntemi olduğunun bilinmesi, başta radyasyon
onkologları, cerrahlar, oftalmologlar, ortopedistler olmak üzere, diğer branşlar
açısından da son derece önemli olacaktır.
Kanser dışı hastalıklarda ışın tedavisinin uygulanması öncesinde, bazı medikal
ve etik ilkelere dikkat edilmesi gerekmektedir; öncelikle, hastalığın doğal gidişi
değerlendirilmeli, ışın tedavisi uygulamamanın sonuçları göz önünde bulundurulmalı,
radyoterapinin risk-fayda profili değerlendirilmelidir. Hastaya, akut ve
kronik dönemde gelişebilecek komplikasyon riskleri anlatılmalı, kanser gelişimi
dahil yan etkiler konusunda tamamen aydınlatılmalı ve yazılı, bilgilendirilmiş
onamı alınmalıdır. Tedavi ve sonrasında hasta çok iyi izlenmelidir. Kanser dışı
hastalıklarda, radyoterapi genellikle düşük ve orta dozlarda kullanılmakta ve radyoterapiye
bağlı ikincil kanser gelişimi açısından orta yaş üstü hastalarda düşük risk
taşımaktadır. Bununla birlikte, genç hastalarda ve pediatrik grupta ikincil kanser
gelişimi riski, artan radyoduyarlılık ve yaşam süresi nedeniyle, kar-zarar oranı
değerlendirilerek verilmelidir (Mckeown SR, 2015, e basım).