Depremden Sonra Görülebilen Tıbbi Komplikasyonlar ve Fizyoterapi Rehabilitasyon Uygulamaları


Temel Aksu N.

5. Uluslararası, Sağlık Kuruluşlarında İş Sağlığı ve GüvenliğiKongresi, Antalya, Turkey, 1 - 04 November 2023, pp.55, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.55
  • Akdeniz University Affiliated: Yes

Abstract

Giriş: Depremler insanlığı etkileyen en yıkıcı doğal afetlerden biridir. Şiddetli depremler çok sayıda ölüme ve travmatik yaralanmaya neden olmaktadır. Ayrıca diyabet, kalp hastalıkları ve astım gibi kronik rahatsızlıklar deprem sonrasında daha da kötüleşebilir. Amaç: Bu derlemenin amacı depreme bağlı tıbbi komplikasyonları ve buna yönelik uygulanabilecek fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarını tartışmaktır. Yöntem: Fizyoterapistler oluşabilecek muhtemel engellerini önlemek ve azaltmak için depremzede bireylere yönelik çalışan sağlık ekibi içerisinde yer almakta akut hasta yönetiminde önemli rol üstlenmektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımları mortalite oranlarının azaltılması ve daha kısa süreli hastane yatışı gibi klinik sonuçlar ile ilişkilidir. Bulgular: Depremle ilişkili en yaygın kas-iskelet sistemi yaralanmaları yırtılmalar, kırıklar ve yumuşak doku ezilmeleri veya burkulmalardır. Depremden sonraki haftada akut miyokard enfarktüsünün ve kardiyak aritmilerin görülme sıklığı artmaktadır. Büyük depremlerden sonra göğüs yaralanmaları oldukça sık görülebilmektedir. Uzmanlar, felaket ve iyileşmenin farklı aşamalarının zihinsel sağlık sorunlarıyla ne kadar ilişkili olduğunu açıklamışlardır. Tüm doğal afetler arasında en yüksek intihar oranları depremlerle ilişkilidir. Depremlerden sonra en sık görülen nörolojik yaralanmalardan biri omurga travmasıdır. Depremlerden sonra sık görülen diğer nörolojik sorun ise travmatik kafa travmasıdır. Çocuklar ve yaşlılar deprem sırasında genellikle yetişkinlere göre daha yüksek yaralanma ve ölüm riski altındadır. Afetlerden sağ kurtulanların ciddi akciğer hastalıklarına yakalanma riski oldukça yüksektir. Pulmoner komplikasyonlar; toz ve partiküllerin solunması, su ve su kaynaklı patojenlerin aspirasyonu, göğüs travmaları, pulmoner tromboembolizm, solunum semptomlarının neden olduğu psikolojik etkiler ve bulaşıcı solunum hastalıklarıdır. Asbest, mezotelyoma veya asbestoza neden olabilen bilinen bir kanserojendir. Deprem nedeniyle pek çok binanın çökmesi nedeniyle asbest liflerinin havaya salınması, afetzedeleri ve kurtarma ekiplerini soluma riskiyle karşı karşıya bırakmış olabilir. Akciğer hastalıkları da dahil olmak üzere tüm bulaşıcı hastalıklar genellikle felaketlerin ardından ortaya çıkar. Hastaların ağrı nörobilimi, nefes alma teknikleri ve gevşeme gibi ağrı yönetimi yöntemleri hakkında eğitilmesi, ağrı ve kaygının azalmasında etkilidir. Hastaların ağrı yönetiminde kullanılan teknikler arasında transkutanöz elektriksel sinir stimulasyonu, kinezyobantlama ve eğitim stratejileri en etkin yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Mobilizasyon aktiviteleri hem solunum hem de kas-iskelet fonksiyonunu optimize etmek için kullanılan bir müdahaledir. Mobilizasyon aktiviteleri ile immobilizasyon komplikasyonları azaltılmakta ve fiziksel fonksiyon optimize edilmektedir. Literatürde açıklanan solunum fizyoterapisi müdahaleleri arasında derin solunum egzersizleri, aerosol tedavisi, aktif öksürük manevraları ve insentif spirometri yer almaktadır. Sonuç: Deprem sonrasında kas-iskelet sistemi, kardiyovasküler sistem, solunum sistemi ve zihinsel hastalıklar görülebilmektedir. Depremlerdeki bu hastalıklar, morbidite ve mortalitenin ana nedenlerinden biridir. Depremin bu sistemlere etkilerine karşı fizyoterapi ve rehabilitasyon programları düzenlenmelidir. Afete hazırlık ve müdahale ekiplerinin bu sorunların farkında olması çok önemlidir. Güçlü afet hazırlık planları ve rehabilitasyon programları oluşturulmalı ve uygun ve dayanıklı sağlık tesisleri ile karakterize edilmelidir.