Uluslararası 6. Çocuk Gelişimi Kongresi, Konya, Türkiye, 16 - 18 Ekim 2025, ss.597-598, (Özet Bildiri)
Bu araştırma, çocuklarla yürütülen çalışmalarda yer alan araştırmacıların akademik araştırma sürecindeki deneyimlerini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu uygun örnekleme yöntemi ile seçilen çocuk gelişimi alanında çalışan araştırmacı 15 kadın oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Katılımcıların verdiği cevaplar incelenmiş ve vermiş oldukları yanıtlar temalaştırılmıştır. Araştırmada katılımcıların deneyimleri, çocuklarla yapılan araştırmalarda etik ilkelerin yalnızca bir gereklilik değil, aynı zamanda çocukların haklarını koruyan temel bir dayanak olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmada yer alan katılımcıların büyük çoğunluğu örneklem seçiminde tipik gelişim gösteren çocuklara yöneldiklerini belirtmiş, bununla birlikte ergenlik dönemi ve okul öncesi dönem gibi farklı yaş gruplarına ilişkin deneyimlere de yer vermiştir. Katılımcılar, çocuklarla yürüttükleri araştırmalarda veri toplama yöntemlerini seçerken farklı kaynaklardan faydalandıklarını ve bu tercihlerinde çeşitli etkenlerin rol oynadığını belirtmiştir. En sık başvurulan yöntemlerden biri olan anket/form kullanımı, özellikle çocuklarla doğrudan iletişimin zor olduğu ya da sayıca fazla katılımcının yer aldığı çalışmalarda pratik olduğu için tercih edilmektedir. Araştırmalarda çocuklar için güvenli alan oluşturma, gönüllülük temelli katılım ile gizlilik ve mahremiyetin korunması katılımcıların öncelediği unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Veri toplama sürecinde yaşanan zorluklar arasında en sık karşılaşılan sorunun iletişim temelli olduğu görülmekle beraber çocuğun ilgisinin dağılması ve katılmak istememesi gibi durumlar da karşılaşılan güçlükler arasında yer almaktadır. Bazı katılımcılar, çocukların gelişim düzeyinin ve dikkat süresinin veri toplamayı etkilediğini belirtmiştir. Bununla beraber birçok katılımcı, çocukların dâhil olduğu süreçlerde onlar için güvenli ortam oluşturmaya özen gösterdiklerini ifade etmiştir. Sonuç olarak, gelecekte çocuklarla çalışacak araştırmacılara yönelik etik rehberlerin ve yaratıcı, çocuk dostu yöntemlerin geliştirilmesi önemli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. Etik bir araştırma yaklaşımı, çalışmanın çocuklara sağlayacağı yararları ve olası riskleri dikkatle göz önünde bulundurarak güvenli ve uygun araştırma ortamı oluşturmayı gerektirmektedir. Etik uygulamaların sadece kurumsal düzenlemelere bırakılmaması, araştırmacının araştırma sürecinde sürekli olarak etik değerlendirme yapması gerekmektedir.