The Problem of Future Generations and Environmental Issues in Turkey


KÖSE S.

3rd International Conference on Turkey and Turkish Studies, Atina, Greece, 27 - 30 June 2016, pp.49-50

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Atina
  • Country: Greece
  • Page Numbers: pp.49-50
  • Akdeniz University Affiliated: Yes

Abstract

Summary

The problem of future generations is a growing ethical issue. There are ongoing discussions about what kind of an earth we are leaving and we should leave to the future generations as a result of the delayed awareness -if not ignorance- of the fact that this world does not belong to us exclusively.

When we look upon the example of Turkey, we can see that there is a huge conflict between the environmental utilization and environmental education. On the one hand, we have classes on environment and its health; on the other hand, it is a reality that we have a not-so-eco friendly government policy, which takes no notice of any kind of environmental issues or requirements. To mention but few, governmental insistence on real estate investments in green spaces, even by covering grade 1 natural site areas, a decline in the extent of agricultural land due to uncontrollable urbanization and hydroelectric power plant projects are among recent events. These are the instances of conflicts between inscriptive and operative environmental policies in Turkey. 

The purpose of this article is to call attention to this dilemma and to assert that ecocide might be just another kind of genocide for Turkey, i.e., the genocide-yet-to-come.

Keywords: Future generations, environmental issues, ecocide.

Özet

Gelecek kuşaklar sorunu, önem kazanmakta olan etik bir konudur. Bu dünyanın yalnızca bize ait olmadığı gerçeğinin geç de olsa farkına varılmasının – bilgisizlik değilse tabii – bir sonucu olarak gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakmakta olduğumuz ve nasıl bir dünya bırakmamız gerektiği konusunda devam eden tartışmalar vardır.

Türkiye örneğine baktığımızda ise, çevresel faaliyetler ile çevre eğitimi arasında büyük bir çatışmanın olduğunu görmekteyiz. Bir yanda, çevre ve çevre sağlığı üzerine verilmekte olan dersler; diğer yanda ise, çevresel meseleleri ya da gereklilikleri hiçbir şekilde göz önünde bulundurmayan ve bu yüzden de pek de çevre dostu olmayan bir hükümet politikası gibi bir gerçeklik. Kısaca bahsetmek gerekirse, birinci derece doğal sit alanlarını dahi kapsayan yeşil alanlara yönelik gayrimenkul yatırımı konusundaki hükümet ısrarı, kontrolsüz şehirleşme sebebiyle tarım alanları oranındaki düşüş ve hidroelektrik santrali projeleri son zamanlardaki gelişmelerden sadece bir kaçı. Bunlar, Türkiye’deki yazılı ve uygulamalı çevre politikaları arasındaki çatışmanın örneklerindendir.

Bu makalenin amacı, bu ikileme dikkat çekmek ve çevre tahribatının Türkiye için bir tür soykırımın habercisi olduğunu, yoldaki soykırım, ifade etmektir.

Anahtar kelimeler: Gelecek nesiller, çevre meseleleri, çevre tahribatı.