TTK m. 18/2 Hükmünün Yargıtay Uygulamasındaki Kavram Tercihleri Çerçevesinde İncelenmesi: Kavram Birliği İhtiyacı ve Çözüm Önerileri


Bora Çınar S.

SCIENCE SUMMIT III- INTERNATIONAL CONGRESS ON LAW, İstanbul, Türkiye, 23 - 24 Ekim 2026, ss.1-13, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1-13
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmada, Türk Ticaret Kanunu m. 18/2 hükmünde düzenlenen basiretli hareket etme yükümlülüğü, kanun dili ve Yargıtay kararlarındaki kavram tercihleri çerçevesinde incelenmektedir. Çalışmanın amacı, “basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek” ifadesini ticaret hukukunun sistematiği, gerçek ve tüzel kişi tacirlerin kapsanması ve toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından değerlendirerek kavram birliğine yönelik çözüm geliştirmektir. Kararlarda kullanılan “iş adamı”, “iş insanı”, “tacir”, “tüccar” ve “yönetici” ifadeleri karşılaştırılmakta; taraf ve vekil beyanları ile mahkemenin kendi hukuki değerlendirmesi ayrıştırılmaktadır. “İş adamı” ifadesi, cinsiyet bakımından kapsayıcı olmadığı gibi gerçek kişiyi çağrıştırması nedeniyle tüzel kişi tacirler yönünden de kavramsal uyumsuzluk taşımaktadır. “İş insanı” kullanımı eşitlikçi hukuk dili açısından olumlu olmakla birlikte, tüzel kişileri kapsama sorununu bütünüyle giderememektedir. Terminolojik çeşitlilik, dijital içtihat taramasını, kararların sınıflandırılmasını ve uygulamanın izlenmesini de güçleştirebilmektedir. Çalışmada hükmün “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmesi gerekir.” şeklinde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Böylece yükümlülüğün, cinsiyet belirten ve gerçek kişiyi çağrıştıran benzetmeden arındırılarak doğrudan tacir sıfatına bağlanması amaçlanmaktadır. Öneri, mevcut nesnel özen standardını koruyarak eşitlikçi hukuk dilini ve sistematik tutarlılığı güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Anahtar Kelimeler: Basiret, Basiretli İş Adamı, Basiretli Tacir, Toplumsal Cinsiyet, Kavram Birliği.

This study examines the duty of prudent conduct under Article 18(2) of the Turkish Commercial Code considering statutory language and terminological choices in decisions of the Court of Cassation. It aims to develop a solution promoting terminological consistency by evaluating “acting as a prudent businessman” in terms of commercial law’s systematic coherence, its applicability to natural and legal persons having merchant status, and gender equality. The terms “businessman,” “businessperson,” “merchant,” “trader,” and “manager” are compared, distinguishing expressions in parties’ submissions from those adopted in judicial reasoning. “Businessman” is not gender-inclusive and evokes a natural person, creating conceptual incongruity for legal persons having merchant status. Although “businessperson” supports egalitarian legal language, it does not fully resolve the issue of encompassing legal persons. Terminological diversity may also hinder digital searches, classification of decisions, and monitoring of judicial practice. The study proposes reformulating the provision as follows: “Every merchant must act prudently in all activities relating to their business.” The proposal would link the duty directly to merchant status, removing the gender-specific analogy that evokes a natural person. It seeks to strengthen egalitarian legal language and systematic coherence while preserving the existing objective standard of care.

Keywords: Prudence, Prudent Businessman, Prudent Merchant, Gender, Terminological Consistency.