8. Ulusal Eğitim Yönetimi Kongresi, İstanbul, Turkey, 7 - 09 November 2013, pp.24-27, (Summary Text)
Giriş
Sosyal sağlığı oluşturan temel bileşenlerden birisi sosyal destek ağlarıdır. Bireyin sosyal
sağlığının gelişmesinde ve bireyin öğrenmesinde, sosyal destek ağlarının da etkili olduğu
savunulur. Sosyal ağ tek başına ele alınan bir kavram değildir. Genellikle sosyal ağ kavramı,
sosyal destek kavramıyla birlikte değerlendirilir (Annak, 2005). Sosyal ağ, sosyal destek sağlar.
Kişiler, ağın yapısı sayesinde birbirleriyle iletişim kurar ve ağ üyelerinin davranışlarıyla sosyal
destek sağlarlar (Due, Holstein, Lund, Modvig ve Avlund, 1999). Bireylerin sosyal destek
kaynaklarını aileleri, arkadaşları, komşuları, öğretmenleri ve çevrelerinde yer alan ideolojik,
dinsel veya etnik gruplar ile içinde yaşadıkları toplum oluşturmaktadır.
Çalışmalar, algılanan sosyal desteğin ve özellikle de aile desteğinin, öğrencilerin akademik
başarılarının yanı sıra, okula devam ve okula uyumları, ruh sağlıklarını koruyabilmeleri, sağlıklı
karar verebilmeleri, stresle başa çıkabilmeleri veya stresten korunabilmeleri, depresif
semptomların önlenebilmesi, kusurlu davranışlarının azaltılması ile uyum düzeylerinin
yükselmesi gibi durumlarda önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır.
Sosyal desteğin, fizik ya da ruhsal çok sayıda hastalığın ortaya çıkışı, gidişi ve süresi üzerinde
etkili olduğu bilinmektedir. Başka bir anlatımla sosyal destek, insan sağlığı ile ilişkili olduğu
kabul edilen sosyal bir değişkendir (Sorias 1988, Sorias, 1992’den Aktaran: Ardahan, 2006, 69).
Bazı çalışmalar sosyal ilişki ağı zayıf olan bireylerin depresyon ve kaygı düzeylerinin yüksek
olduğunu göstermektedir. Eş, arkadaş ya da diğer aile üyelerinden yeterli desteği alan
bireylerin ise daha sağlıklı olduklarını göstermiştir (Cohen ve Wills, 1985) .Sosyal desteği maddi, duygusal ve bilgisel destek olarak da incelemek mümkündür. Bu
çalışmada bilgisel destek incelenecektir. Bilgisel destek; bireyin sorunlarını çözmesine yardım
edecek bilgidir. Bireyin kendisini tanımasına yol açan ve benlik değerini ortaya çıkartan geri
bildirimler de birer zihinsel destektir. Örneğin; işe yeni başlayan bir bireye, daha deneyimli
olan arkadaşları tarafından işin inceliklerinin ve kendisinden beklenilenin anlatılması, okulda
başarısız olan öğrencinin arkadaşları tarafından çalıştırılması ya da sınav taktiklerinin verilmesi
gibi. Başka insanların sıklıkla kişinin içinde bulunduğu durumu yeniden yorumlamasına
yardımcı olduğu belirtilmiştir. Örneğin baba haksız yere çocuklara bağırdığında, anne; babanın
işten çok yorgun ve sinirli döndüğünü açıklayarak durumun stres verici özelliğini kısmen
azaltabilir (Gabay 1992; Yıldırım 1997).
Öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişiminde okullarda bilgisel sosyal destek hizmetlerinin
önemine karşılık, araştırmaların sonuçları Türkiye’de okullarda verilen bilgisel sosyal destek
hizmetlerinin yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Akademik başarı için onca harcama
yapan, sıkıntıya katlanan anababaların; akademik başarı da içinde olmak üzere çocuğunbedeni, ahlaki, sosyal gelişimi üzerinde etkisi olan bilgisel destek konusunda yeterince dikkat
göstermedikleri anlaşılmaktadır. Bu durum da öğrenci velilerinin, öğrencilerin bedeni, zihni ve
ahlaki gelişiminde bilgisel destek sağlamanın önemini bilmediklerini düşündürmektedir.
Ailelerin, çocuklarının eğitiminde daha fazla söz sahibi olması ve sorumluluk üstlenmesi,
eğitim konusunda yeterli ve sağlıklı bilgilenmeleri ile mümkündür. Eğer okullarda bilgisel destek
sağlamanın önemi, değeri ve işlevleri bilinseydi herhalde ihmal edilmezdi. Bilgisel desteğin ihmal
ediliyor olması öğrenci velilerinin bunun farkında olmadığını düşündürmektedir.
Yetişkin eğitiminin hareket noktası ihtiyaçlardır. Yetişkinlerin ihtiyaçlarının farkına varma ve
ihtiyaçlarının farkında olup olmadıklarını bilme yetişkin eğitimi açısından önemlidir. Bu nedenle
de yetişkinlerin eğitiminin ilk basamağında eğitim ihtiyaçlarının saptanması gerekmektedir.
Bu bilgiler ışığında Antalya İli Manavgat İlçesinde bilgisel destek bakımından kamu ilköğretim
okullarının durumunun ve velilerin bu konudaki öğrenme gereksinmelerinin ne olduğunun
incelenmesi bu araştırmanın problemini oluşturmaktadır.Yöntem
Tarama modelinde olan bu araştırmanın evreni Manavgat ilçesinde bulunan kamu ilköğretim
okullarında öğrencisi bulunan velilerden oluşmaktadır. Veriler tabakalı örnekleme yoluyla
seçilen 384 veli örnekleminden toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde ve ki
kare tekniklerinden yararlanılmıştır.
Bulgular
Okulda neler öğrendiğini çocuğuyla konuşan velilerin % 49.9’unun ilkokul ve altı mezunu
olduğu, % 30.7’sinin ise ilköğretim/ortaokul ve lise mezunu olduğu görülmektedir. Okulda
neler öğrendiğini çocuğuyla konuşmayan velilerin ise, % 60.0’ı ilkokul ve altı mezunudur. Bu
soruya verilen yanıtların eğitim düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla
yapılan ki kare analizi sonuçlarına göre, eğitim düzeyine göre istatistiksel olarak .05 düzeyinde
bir farklılık bulunmamıştır.
Çocuğun ev ödevine yardım ettiğini söyleyen velilerin % 43.4’ünün ilkokul ve altı mezunu
olduğu, %18.1.’inin ise ilköğretim/ortaokul ve lise mezunu olduğu görülmektedir. Çocuğun ev
ödevine yardım etmediğini söyleyen verenlerin ise, % 66.0’sı ilkokul ve altı mezunudur. Bu
soruya verilen yanıtların eğitim düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla
yapılan ki kare analizi sonuçlarına göre, eğitim düzeyine göre istatistiksel olarak .01 düzeyinde
bir farklılık bulunmuştur. Eğitim düzeyi farklılaştıkça bu soruya verilen yanıtların dağılımının da
farklılaştığı belirlenmiştir.Tartışma
Okulda neler öğrendiğini çocuğu ile hiç konuşmayan veya oldukça seyrek konuştuğunu
bildiren veliler, velilerin yaklaşık % 20’sini oluşturmaktadır ki, bu dikkate değer bir orandır. Bu
velilerin bu konuda öğrenme gereksinmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Sosyal destek açısından
bu durumun üzerinde önemle durulması gerekir, çünkü hem sosyal ilişki sıklığı, sosyal ilişki ağı
ve yoğunluğu az olan bireylerin yalnızlığı daha çok yasadıkları görülmektedir (Arkar, Sarı,
Fidaner, 2004). Sosyal destek azalmasıyla, yalnızlık daha büyük içsel psikolojik semptomlara ve
olumsuz deneyimlere neden olmaktadır (Seginer, Lilach, 2004). Hem de, evdeki eğitici uyarıazlığı ve ailenin yetersiz ilgi göstermesi ile okul başarısızlığı arasında doğrudan bir ilişki
bulunmaktadır (Büyükkaragöz, 1990).
Velilerin büyük çoğunluğu çocukların ev ödevlerine yardım ettiklerini söylemiş olsalar da,
verilerin toplanması sırasında görüşülen velilerin büyük çoğunluğu çocuğun sınıfı ilerledikçe
özellikle de 4. Sınıftan itibaren çocuklarının ev ödevlerine yardım etmek istemelerine rağmen
ödevler konusunda bilgileri yetersiz olduğu için çocukların ev ödevlerine yardım edemediklerini
ifade etmişlerdi. Bu velilerin öğrenme gereksinmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Öğrenci velilerinin
bu ifadesini doğrulayan bazı araştırmalar mevcuttur. Örneğin, Williams ve arkadaşları (2002)
yaptığı çalışmasında, ebeveynler çocuklarının ev ödevlerine yardım konusunda erken yıllarda
daha fazla katıldıklarını belirtmişlerdir. Birinci sınıfta çocukları olan ebeveynlerin % 71’i her
ödeve yardım ettiklerini belirtmişlerdir. Bu oran 11. sınıfa kadar % 5’e düşmüştür. Çocukları
büyüdükçe, ebeveynlerin yardım etmeye özgüvenleri kaybolmuştur. Williams ve diğerlerinin
2002 yılında yaptığı araştırma bulguları bu araştırmanın sonuçlarını destekler gözükmektedir.Sonuç ve Öneriler
Velilerin neredeyse tamamına yakınının çocuklarına bilgisel destek konusunda olumlu davranışlar
içersinde olduğu belirlenmiştir. Ancak azımsanmayacak ölçüde yeterli desteği sağlamayan veli
bulunduğu ve bunların sosyal destek konusunda öğrenme gereksinmesinin olduğu anlaşılmıştır.
Okullar, öğrenci velilerine okul başarısını artıran bilgisel destek konusunda ihtiyaç analizi
yaparak eğitim düzenlemelidir. Bu eğitim velilerin uygun bulacağı bir zamanda verilmelidir.
Anahtar Kelimeler
Bilgisel Destek, Ana-Baba Katılımı, Öğrenci Başarısı
Kaynakça
Ardahan, Melek. (2006). Sosyal Destek Ve Hemşirelik. Atatürk Üniversitesi Hemşirelik
Yüksekokulu Dergisi, 9 (2), 68-75.
Arkar H, Sarı Ö, Fidaner H. (2004). Relationships Between Quality of Life, Perceived Social
Support, Social Network and Loneliness in a Turkish Sample. Yeni Symposıum, 42 (1), 20-27.
Büyükkaragöz, S. (1990). Okula Uyumsuzluk ve Başarısızlıkta Ailenin Rolü. Din Öğretimi
Dergisi, 23, 33-40.
Cohen, ve wills,,T.A. (1985). Stres, Social Support, and the Buffening Hypothesis.
Pcychological Bulletin, 98, 310-357.
Due, P., Holstein, B., Lund, R., Modvig, J., Avlund, K. (1999). Social Relations: Network,
Support And Relational Strain. Social Scıence and Medicine, (48), 661–673.
Gabay RR (1992). Annelerde sosyal destek, çocuk yetiştirme stresi ve çocukla ilgili
sorunlarla başa çıkma biçimlerinin değerlendirilmesi. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi,
Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İzmir.
Seginer R, Lilach E (2004). How adolescents constructs their future: the effect of
loneliness on future orientation. Journal of Adolescence, 27(6), 625-643.
Sorias, O (1988). Sosyal Destek Kavramı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 27(1), 353-357.
Yıldırım, ibrahim. (1997). Algılanan Sosyal Destek Ölçeginin Geliştirilmesi Güvenirligi ve
Geçerliği. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt 13, 81-87.
Williams, B., Williams, J., and Ullman, A. (2002). Parental involvement in Education
(Research Report RR332). Department for Education and Skills.