Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, cilt.13, sa.1, ss.134-149, 2022 (Hakemli Dergi)
Belirli kültürel ve çevresel bağlamlarda farklı işlevleri karşılayan mekanların kurgulanmasını hedefleyen mimari tasarım süreci çözüm alternatifleri arasından gerekçeli seçimler ile ilerler. Bu düşünsel süreci yöneten ölçüt ve değerleri
çözümlemek için felsefi kavramlara başvurulur. Felsefede varlık ve varlık içerisinde insan ve algılarını açıklamak üzere
gelişen fenomenoloji 20. yy’ın ikinci yarısından itibaren mimarlık – felsefe ilişkisinde gündeme gelir. Bedenin mekân
içerisindeki çok boyutlu duyusal deneyimini inceleyen mimari fenomenoloji mekânsal öğeleri yere özgü koşullar, insan
ölçeği ve duyusal çeşitlilik ile ilişkilendiren tektonik duyarlılıkta temellenir. Bu çalışmanın amacı Steven Holl’un önde
gelen eserleri olan Knut Hamsun Merkezi ve Aziz Ignatius Şapeli tasarımlarını fenomenolojik ve tektonik duyarlılıklar
açısından incelemektir. Çalışma sonucunda incelenen tasarımların söz konusu duyarlılıkların mimari yorumu için ilham kaynağı oluşturdukları çünkü yerin özgünlüklerini yorumlayarak ve kullanıcıya deneyim zenginliği sunarak mekansal aidiyet duygusu oluşturdukları tespit edilmiştir.