Algoritmik Yönetişim Altında Dijital Maduniyet: Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete İlişkin AB Raporunun Spivakçı Bir Yorumu
KADEM Kadın Araştırmaları Dergisi, cilt.12, sa.1, ss.241-274, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 12 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.21798/kadem.2026.209
- Dergi Adı: KADEM Kadın Araştırmaları Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.241-274
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Gayatri Chakravorty Spivak’ın 1988’te yayımlanan “Madun Konuşabilir mi?” makalesi, postkolonyal feminizmin temel metinlerinden biridir. Spivak, Batı’nın hegemonik söylemlerinin ötekileştirilmiş grupların sesini bastırarak temsil imkânlarını sınırladığını vurgular. Günümüz iletişim teknolojileri ise maduniyeti ortadan kaldırmak yerine onu daha görünmez ve karmaşık bir biçimde yeniden üreterek Spivak’ın kuramına dijital bir boyut eklemiştir. Bu çalışma, Avrupa’da göçmen ve azınlık kadınların çevrimiçi ortamlarda maruz kaldığı cinsiyetçi, ırkçı ve dini temelli nefret söylemi ile şiddeti, Spivak’ın madunlaştırma, epistemik şiddet ve temsiliyet krizi kavramları çerçevesinde analiz etmektedir. Çalışmanın temel veri kaynağı, Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA), Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü (EIGE) ve Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan “EU Gender-Based Violence Survey: Key Results” raporudur. Rapor, AB’de her üç kadından birinin cinsiyete dayalı şiddet yaşadığını; özellikle Müslüman, siyahî ve diğer kırılgan sosyal gruplardan gelen kadınların dijital platformlarda çok katmanlı ayrımcılık ve hedef göstermeye maruz kaldığını gözler önüne sermektedir. Nitel araştırma deseniyle yürütülen bu çalışma, raporun bulgularını tematik analiz yöntemiyle yeniden yorumlayarak dijital nefret söylemini geleneksel siber şiddet yaklaşımlarının ötesine taşımaktadır. Güncel AB istatistiklerini Spivak’ın eleştirel teorisiyle bir araya getiren bu çalışma, dijital nefret söylemini, postkolonyal iktidar hiyerarşilerinin devamlılığını yansıtan bir olgu olarak yeniden yorumlamaktadır. Çalışma, dijital şiddetin bir tür epistemik zarar (epistemic harm) teşkil ettiğini ve bu çerçevede kadınların “dijital maduniyet” (digital subalternity) konumunda kavramsallaştırılabileceğini öne sürmektedir. Bu anlamda çalışma, dijital hak savunuculuğu ve içerik denetimi tartışmalarında tanınma ile temsil dinamiklerini ön plana çıkaran bir analitik mercek sunmaktadır.
Gayatri Chakravorty Spivak’s 1988 article “Can the Subaltern Speak?” is a classic of postcolonial feminist discourse arguing that Western discourses have the power to silence the periphery and further limit its capacity to represent itself. Spivak’s theory has a contemporary digital application because the communication technologies of today mirror subalternity in complex and almost imperceptible ways. The research analyzes the insults, the violence, and the hatred based on gender, race, and religion that migrant and minority women in Europe experience through Spivak’s notions of subalternity, epistemic violence, and representation. The main source of data is the “EU Gender-Based Violence Survey: Key Results” report published by the European Union Agency for Fundamental Rights (FRA), the European Institute for Gender Equality (EIGE), and the Statistical Office of the European Union (Eurostat). According to the report, one-third of women in the EU are victims of gender-based violence, and among various groups, Muslim, Black, and women from other vulnerable social groups suffer the highest level of discrimination and harassment on multiple fronts, including online. The research conducts a thematic analysis of the 2024 report to reinterpret its findings from a postcolonial feminist perspective. Melding together present-day EU statistics with Spivak’s critical theory, the study reinterprets digital hate speech as reflecting the persistence of postcolonial power hierarchies. It argues that digital violence constitutes a form of epistemic harm, through which women may be conceptualized as occupying a position of “digital subalternity.” In this sense, the study proposes an analytical lens that foregrounds recognition and representation dynamics in relation to debates over digital rights advocacy and content moderation.