Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Pratiğinde Long QT Sendromu ve QT Uzaması Riski: Üç Olguluk Seri ve Literatür Derlemesi Serisi


Oluş F., Babun H.

TAOMS 2026, İstanbul, Türkiye, 16 - 18 Haziran 2026, ss.1-7, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1-7
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ:Long QT sendromu (LQTS) ve edinsel QT uzaması, oral ve maksillofasiyal cerrahi açısından klinik olarak önemlidir; çünkü dental anksiyete, ağrı, lokal anestezik uygulaması, olası vazokonstriktör maruziyeti, sedatif/anestezik ilaçlar ve sık reçete edilen ilaçlar sempatik tonusu veya kardiyak repolarizasyonu etkileyebilir. Bu çalışmada, dental anestezi pratiğinde yönetilen üç olgu sunulmuş ve bu olgular, cerrahi dental işlemler sırasında QTc ilişkili riskin tanınmasının neden önemli olduğunu vurgulamak amacıyla perioperatif ve dental anestezi literatürünün anlatı derlemesiyle bütünleştirilmiştir.
VAKA SUNUMU:Anestezi veya sedasyon altında oral ve maksillofasiyal girişim uygulanan üç hasta sunulmuştur. İlk olgu, egzersizle ilişkili senkop öyküsü bulunan konjenital LQTS1 tanılı 9 yaşında bir kız çocuğudur. Hastanın odontojenik kist cerrahisi propofol-remifentanil temelli total intravenöz anestezi altında sorunsuz şekilde gerçekleştirilmiştir. İkinci olgu, LQTS2 tanılı ve şiddetli dental anksiyetesi olan 9 yaşında bir erkek çocuğudur. Daha önceki süt dişi çekimi girişimi yoğun ağlama ve taşikardi nedeniyle tamamlanamamış; mevcut işlem ise intranazal midazolam premedikasyonunu takiben monitörize deksmedetomidin sedasyonu altında başarıyla gerçekleştirilmiştir. Üçüncü olgu, odontojenik kist cerrahisi planlanan 45 yaşında bir erkek hastadır. Bu hastada seçici serotonin geri alım inhibitörü, klaritromisin ve ondansetronun eş zamanlı kullanımıyla ilişkili ilaç kaynaklı QTc uzaması saptanmış ve elektif cerrahi girişim EKG bulguları normale dönene kadar ertelenmiştir. Konuyla ilişkili ondan fazla çalışmayı içeren literatür derlemesi, perioperatif QTc ilişkili riskin konjenital kanalopatiler, emosyonel stres, sempatik aktivasyon, anesteziden derlenme dönemi, anestezik ilaç seçimi, antiemetik ve antibiyotik kullanımı, psikotrop ilaçlar ve edinsel ilaç ilişkili QT uzaması gibi çok sayıda faktörden etkilenebileceğini göstermektedir.
SONUÇ:Oral ve maksillofasiyal cerrahide LQTS ve edinsel QTc uzaması, yalnızca nadir bir kardiyolojik tanı olarak değil, çok faktörlü bir perioperatif güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır. Ayrıntılı öykü alınması, ilaç kullanımının gözden geçirilmesi, gerekli durumlarda EKG değerlendirmesi, kardiyoloji konsültasyonu, beta-bloker tedavinin sürdürülmesi, etkili anksiyete ve ağrı kontrolü, gereksiz QT uzatıcı ilaçlardan kaçınılması, bireyselleştirilmiş anestezi planlaması ve yakın hemodinamik monitörizasyon güvenli cerrahi dental bakımın sağlanmasına katkıda bulunabilir.

Objective: Long QT syndrome (LQTS) and acquired QT prolongation are clinically relevant in oral

and maxillofacial surgery because dental anxiety, pain, local anesthetic administration, possible

vasoconstrictor exposure, sedative/anesthetic drugs, and commonly prescribed medications may

influence sympathetic tone or cardiac repolarization. This study presents three cases managed in dental

anesthesia practice and integrates them with a narrative review of the perioperative and dental

anesthesia literature to highlight why QTc-related risk recognition is important during surgical dental

procedures.

Cases and Literature Review: Three patients who underwent oral and maxillofacial procedures

under anesthesia or sedation are presented. The first case was a 9-year-old girl with congenital LQTS1

and a history of exercise-related syncope. Her odontogenic cyst surgery was completed uneventfully

under propofol–remifentanil-based total intravenous anesthesia. The second case was a 9-year-old boy

with LQTS2 and severe dental anxiety. A previous attempt at primary tooth extraction could not be

completed because of intense crying and tachycardia; the current procedure was successfully

performed under monitored dexmedetomidine sedation following intranasal midazolam

premedication. The third case was a 45-year-old man scheduled for odontogenic cyst surgery. In this

patient, medication-related QTc prolongation was detected in association with the concomitant use of a

selective serotonin reuptake inhibitor, clarithromycin, and ondansetron, and the elective procedure was

postponed until ECG findings normalized. A literature review including more than ten relevant studies

indicates that perioperative QTc-related risk may be influenced by multiple factors, including

congenital channelopathies, emotional stress, sympathetic activation, emergence from anesthesia,

anesthetic drug selection, antiemetic and antibiotic use, psychotropic medications, and acquired drug-

induced QT prolongation.

Conclusion: In oral and maxillofacial surgery, LQTS and acquired QTc prolongation should be

approached as a multifactorial perioperative safety issue rather than as a rare cardiologic diagnosis

alone. Careful history taking, medication review, ECG assessment when indicated, cardiology

consultation, continuation of beta-blocker therapy, effective anxiety and pain control, avoidance of

unnecessary QT-prolonging drugs, individualized anesthetic planning, and close hemodynamic

monitoring may allow safe surgical dental care.