Yeşil” Sosyal Politikayı Konuşmak: Adil Geçiş ve Uluslararası Kuruluşlar


Tekin C.

Toplumsal değişim ve Sosyal Politika: Zorluklar, Tehditler ve Politikalar , Batuhan Ersöz, Editör, Eğitim Yayınevi, Ankara, ss.117-136, 2025

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Eğitim Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.117-136
  • Editörler: Batuhan Ersöz, Editör
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kapitalizm-doğa arasındaki çatışmacı ilişki, uzun zaman üretkenlik ve kar güdüsü için görmezden gelinmiştir. Ancak bugün gelinen noktada kapitalizm, doğanın sömürülmesinde sınırlarına ulaşmıştır. Adil geçiş, doğanın kapitalist sömürüsünün yarattığı iklim felaketine verilen bir politika seti olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu politika seti, aynı zamanda kapitalizmin emek sömürüsünün geldiği sınırları belirleyen bir yapı da kazanmış durumdadır. İçinde bulunduğumuz iklim krizi, yeni bir toplumsallığı gerekli kılarken sosyal politika ekseninden yeniden ve farklı kavramlar ile düşünmeye zorlamaktadır.  

Adil geçiş, iklim krizi ve emek arasındaki bağın ortasında bulunan ve yaşanan krizin çevresel etkileriyle sosyal etkilerini en aza indirmek adına oluşturulan politikalar setidir. Bu bağlamda sosyal politikanın ekoloji ile bağlantısının ön plana çıkarılarak emeğe ilişkin düzenlemelerin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Küresel bir konu olan adil geçiş, uluslararası kuruluşlar, STK’lar, hükümetler, siyasi partiler ve/veya çıkar gruplarının iklim krizine bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmasını gerektirir. Makro bir sorun olan iklim krizi, ulus devletler ekseninde ele alındığında açıklama ve çözüm üretilme kapasitesini yitirmektedir. Adil geçişe ve sosyal politikaya, küresel aktörlerin yeşil yaklaşımını inceleyen araştırmalar artmaktadır. 

Adil geçiş konusuna sosyal politika-büyüme-ekoloji üçlüsünden bakan yaklaşımlar vardır. Bu yaklaşımların odağı ekonomik büyümeyi, çevresel koruma (karbonu azaltma) ve sosyal refahı artırarak gerçekleştirmedir. Her ne kadar adil geçiş sosyal eşitsizlikleri azaltarak çevresel korumayı hedeflese de uygulamada emeğin sosyal refah kazanımlarının geri plana atıldığı, doğanın ve emeğin sömürüsüne neden olan yapısal koşulların değiştirilmediği sistem içi politikalar dikkat çekmektedir. Yeşil ekonomi uygulamaları sonucunda azalan kar marjlarını artırmanın yolu pek çok sermaye grubu için emek maliyetleri üzerinden rekabetle azalan kar marjını artırmaktan geçmektedir. Bunu devam ettirmek için ise sermaye, pek çok devletin ve ulusötesi kuruluşların yeşil fon uygulamasına muhtaç hale gelmiştir.

“Kimse geride bırakılmayacak” denen adil geçiş, emekçiler için adil mi diye soran bu metin, adil geçiş sürecinde çevre adaletini kurumların hangi sınırlar içinde tartıştığını incelemektedir. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, uluslararası kuruluşların Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Bankası (WB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF)’nin adil geçişe dair oluşturdukları metinlerine odaklanmaktadır. İlgili kuruluşların adil geçişin odağındaki sosyal politikaları içerme kapasiteleri yayınladıkları raporların eleştirel bir perspektifte konumlanarak incelemesini yapmayı gerekli kılmaktadır. Ekolojik sosyal politika yaklaşımında sınıf eksenli analizin iklim adaleti söz konusu olduğunda geliştirilmeye açık olduğu belirtilmelidir. 

İlk bölümde adil geçişin tarihsel arka planında kısaca durulacaktır. Sonrasında ise ilgili kuruluşların metinleri incelenecektir. Ardından, adil geçiş sürecinde ilgili kurumların sosyal politika anlayışları kategorize edilecek ve eleştirel perspektiften adil geçiş süreci incelecektir. Adil geçişin “adil” olması için esas gerekenin yapısal dönüşüm olduğunun üzerinde durulacaktır. Yaşanan kriz, kapitalizmin ekolojik, ekonomik ve sosyal krizidir. Sorunun kaynağını tespit etmek atılacak adımlar için elzemdir.