Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Erkeklik Olgusu


Doç. Dr. ÖZGE ZEYBEKOĞLU AKBAŞ

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Durugönül E.

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Toplumsal cinsiyet bağlamında erkeklik olgusu, toplumsal cinsiyet çalışmaları açısından

irdelenmesi gereken oldukça önemli bir konudur. Kadın ve erkek olmanın biyolojik anlamının

dışında sosyo-kültürel bir anlamı da olduğunu vurgulayan toplumsal cinsiyet çalışmaları,

kadına ilişkin birçok konuyu farklı bağlamlarda ele almış ve kadın çalışmaları adı altında

toplamıştır. Ancak kadın ve erkek toplumun iki temel unsurudur, bu nedenle de kadını

anlamak için erkeğe; erkeği anlamak için de kadına bakmak gerekliliği ortadadır. Toplumsal

cinsiyet çalışmalarının bütünleyiciliği açısından oldukça önemli olan erkeklik çalışmaları,

erkekliğin yaşanış ve algılanış tarzları arasındaki farklılıklara dikkat çekerek egemen

erkekliğin yanı sıra farklı erkeklik örüntülerinin de var olduğunu ortaya koymaya

çalışmaktadır. Erkeklik çalışmaları, erkeklik denilen tek bir şeyden söz etmenin

imkânsızlığının altını çizmektedir. Bununla birlikte erkeklik olgusunun nasıl inşa edildiği;

yeni kuşaklar tarafından nasıl benimsenip içselleştirildiği; kadınların bu içselleştirmede nasıl

bir rol oynadığı; topluma ve döneme göre erkeklik kurgusunun nasıl farklılık gösterdiği;

erkeklerin değişen roller karşısında nasıl bir tutum sergiledikleri de erkeklik çalışmaları

tarafından cevaplanmayı bekleyen diğer sorular olarak karşımıza çıkmaktadır.

“Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Erkeklik Olgusu” başlıklı bu çalışmada, literatür

taraması yöntemiyle toplumsal cinsiyet ve erkeklik kavramlarına ilişkin tanımlamalar ortaya

konulmakta ve hem ulusal hem de uluslararası boyutlarıyla bu kavramlara ilişkin genel

görüşler aktarılmaya çalışılmaktadır. Günümüz toplumlarında, toplumsal değişmeyle birlikte

toplumsal cinsiyet rolleri ve toplumsal cinsiyete ilişkin kabullerin hızla değiştiği

görülmektedir. Kadına ve erkeğe ilişkin değişen toplumsal cinsiyet örüntülerinin ortaya

konulması ve erkeklik kavramına ilişkin çalışmaların arttırılması gerekliliği çalışmanın çıkış

noktası olarak kabul edilebilmektedir.