John Dewey’in Demokrasi ve Eğitim Anlayışının Atatürk Dönemi Eğitim Politikasına Yansımaları


GÜLCÜ N.

5. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi, Üsküp, Makedonya, 27 - 30 Haziran 2019, ss.1

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Üsküp
  • Basıldığı Ülke: Makedonya
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Çağdaş devlet olmanın en önemli öğelerinden biri kültürlü ve eğitimli bireylerden oluşan bir toplum oluşturmaktır. Bu şekilde toplum dünyadaki değişime ayak uydurabilir. Diğer taraftan eğitim sistemi, yalnızca birikmiş kültürü yeni kuşaklara aktarmakla kalmaz aynı zamanda hataları değerlendirerek doğru olan yeni ögeler bulunmasını sağlar.

         Atatürk’le birlikte genç Cumhuriyet’in öncelikli hedefi de böyle bir toplum ortaya çıkarmak olmuştur.

         Bu noktada Atatürk şöyle demiştir: “En mühim, en esaslı nokta eğitim meselesidir, Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir cemiyet halinde yaşatır ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder.”

         Atatürk’ün 1924 yılında davetiyle Türkiye’ye gelen John Dewey’de hazırlamış olduğu raporda “Eğitim, demokrasinin işlemesi için ön koşuldur diyerek öğrenci yetiştirme de demokratik eğitim verilmesinin önemini vurgulamıştır.

         Dewey’e göre, demokratik toplumun temelini, bireyin kendi yaratıcı politikasını toplumsal yaşama gönüllü olarak katılmasıyla ve toplumun iyiliği için çalışarak ortaya çıkarması olarak görmektedir.

Atatürk’ün demokrasiye ilişkin olarak “Demokrasi prensibi, hâkimiyete istismak eden vasıta ne olursa olsun esas olarak milletin hâkimiyete sahip olmasını ve sahip kalmasını icap ettirir.” sözleri de John Dewey’in demokratik anlayışıyla önemli benzerlikler göstermektedir.

         Çalışmanın Amacı: John Dewey’in eğitim ve demokrasi anlayışını ve eğitim ile ilgili hedeflerini, Atatürk Dönemi eğitim çalışmalarında ve eğitim politikasındaki yansımalarını ve benzerliklerini ele almayı amaçlamaktadır.

         Yöntemi: John Dewey’in Demokrasi ve Eğitim Kitabı, John Dewey’in 1924 tarihli raporu incelenerek, Atatürk dönemi, eğitim politikalarındaki, demokrasi ve eğitim anlayışıyla karşılaştırması yapılacaktır. Bununla ilgili Atatürk Dönemi arşiv belgelerinden, süreli yayınlardan, kaynak eserlerden yararlanılacaktır. Doküman analizi yönteminden kullanılacaktır.

Bulgular: John Dewey’e göre yeni nesil, dünyaya geldikleri sosyal grubun amaçlarından ve alışkanlıklarından habersiz olduklarından, eğitim, amaçların ve alışkanlıkların farkına varma da, aktif olarak ilgi göstermede ve aradaki uçurumu kaldırabilecek tek güçtür. “Aynı zamanda demokrasinin eğitime bağlılığı da tartışma götürmeyen bir olgudur. Halkın oyları ile iş başına gelen bir hükümetin, onu iş başına getiren ve kurallarına uyan insanlar eğitimli olmadıkça başarılı olabilmesi mümkün değildir.” sözleriyle de demokrasi ve eğitimin önemini ortaya koymaktadır.

         Atatürk’ün de Cumhuriyet Dönemi eğitim politikası ve hedefleri değerlendirildiğinde önceliğinin halkın eğitimi olduğu, ekonomik kalkınmanın temelinde öncelikle eğitim ve kültürel kalkınmaya önem verdiği görülmektedir. Öncelikle Cumhuriyet, demokrasi ve bu çerçevede yapılan inkılapları halka mal etmek isteyen Atatürk, çağdaş bir devlet olabilmenin ana unsurunu, öncelikle halkın eğitilmesi olarak görmüştür. Bu noktada John Dewey’in eğitim ve demokrasi anlayışı Atatürk Dönemi eğitim politikasında programlı çalışmalarla ifade edilmiştir diyebiliriz.