CHARTER OF MEDINA IN THE CONTEXT OF CONSTITUTIONALISM DOCTRINE


Beyoğlu C. Ü.

ILAHIYAT TETKIKLERI DERGISI, no.60, pp.121-133, 2023 (ESCI)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2023
  • Journal Name: ILAHIYAT TETKIKLERI DERGISI
  • Journal Indexes: Emerging Sources Citation Index (ESCI), Arab World Research Source, ATLA Religion Database, Index Islamicus, MLA - Modern Language Association Database, Religion and Philosophy Collection
  • Page Numbers: pp.121-133
  • Akdeniz University Affiliated: Yes

Abstract

The doctrine of ​​Constitutionalism has two fundamental functions: limiting political power and guarenteeing human rights. On the other hand, it is possible to say that limiting the power will ultimately have positive effects on human rights. The Charter of Medina is one of the most important documents in Islamic history. It is a document accepted to ensure unity, peace and justice among people of different religions, cultures and races living in the city after Prophet of Islam Muhammad migrated to Medina. The Constitution regulates the functioning of the state and the distribution of powers. The Charter of Medina contains rules regarding the administrative, judicial and military functioning of the city-state. The Charter of Medina, covers the basic rights and freedoms of the members of the city-state such as right to life, freedoms of property, religion and conscience were requested to be respected. In addition, people from different religions and cultures were allowed to live according to their own traditions. The Charter of Medina, seems that the members of the city-state mutually transferred some of their rights to each other and to the Prophet. It is even claimed that the Charter of Medina is the first known written Constitution in history. In this study, the Constitutional nature of the Charter of Medina will be discussed in the context of Constitutional law.

Modern dünyada Anayasalcılık düşüncesinin siyasi iktidarın sınırlandırılması ve insan haklarının güvence altına alınması şeklinde iki temel işlevi bulunmaktadır. Buna karşın iktidarın sınırlandırılmasının netice bakımından insan haklarına olumlu etkilerinin olacağını da söylemek mümkündür. Medine Vesikası, İslam tarihinin en önemli belgelerinden biri olma özelliğine sahiptir. İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed’in Medine’ye hicret ettikten sonra, şehirde yaşayan farklı din, kültür ve ırktan insanlar arasında birlik, barış ve adaletin sağlanması için kabul edilen bir vesikadır. Anayasa, devletin işleyişini ve yetki dağılımını düzenler. Medine Vesikası’nda, şehir devletinin idari, yargısal ve askeri işleyişine dair kurallar yer almaktadır. Medine Vesikası’nda, şehir devletinin üyelerinin can, mal, din, vicdan gibi temel haklarına saygı gösterilmesi istenmiştir. Ayrıca farklı din ve kültürlere mensup insanların kendi geleneklerine göre yaşamalarına izin verilmiştir. Medine Vesikası’nda da şehir devletinin üyelerinin birbirleriyle ve Peygamber ile karşılıklı olarak bazı haklarını devrettikleri görülmektedir. Medine Vesikası’nın tarihte bilinen ilk yazılı Anayasa olduğu dahi ileri sürülmektedir. Bu çalışmada Anayasa hukuku bağlamında Medine Vesikası’nın Anayasal niteliği ele alınacaktır.