Yılmaz İ. N.(Yürütücü), Vardar D., Demir V., Mutlu E.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2014 - 2016
Küresel ölçekte iklim değişikliği, habitat kaybı, ötrofikasyon ve balık stoklarının aşırı
avlanması gibi sebeplerle denizlerdeki trofik enerjinin bir kısmı fırsatçı türler olan
denizanalarına yönelmektedir. Bu enerji jelatinimsi türlerin yüksek adaptasyon becerileri ve
üreme hızlarıyla birleşince küresel ölçekte denizanası patlamalarında bir artış olduğu rapor
edilmektedir. Medüzler her ne kadar bu grubun turizme, sanayiye ve balıkçılığa olan etkilerini
hissettiğimiz yaşam formu olsa da, medüz popülasyonlarının kontrolü polip dinamikleri ile
sağlanmaktadır. Rapor kapsamında Türkiye denizlerinin biyokütle ve bolluk açısından en
önemli denizanası türü olan Aurelia aurita’nın İstanbul Boğazı kıyılarında dağılımı, erken
gelişim evrelerinin ekolojisi ve çevresel değişkenliğe tepkilerinin sorgulandığı deney ve
gözlemlerin sonuçları verilmektedir. Laboratuvar deneylerinde elde edilen parametrelerin
denizel popülasyonlara uygulanması ile medüz ve efira düzeyinde popülasyon dinamiklerinin
anlaşılması hedeflenmiş ve Uluslararası İklim Değişikliği Paneli’nin ön gördüğü 2100 yılına
kadar ortalama sıcaklıklarda yaşanması beklenen 4⁰C’lik artışın polip dinamikleri üzerindeki
olası etkileri sorgulanmıştır. Elde edilen sonuçlar kısa dönem içinde yaşanan sıcaklık
farklarının medüz popülasyonu üzerindeki etkilerini yansıtırken, deneysel çalışmalar, ısınma
senaryolarının uygulandığı deneylerde daha yüksek polip aseksüel çoğalmasına ve efira
üretimine dikkati çekmektedir. Efira ve medüz popülasyonlarına yönelik analizler özellikle
efira üretiminin diğer bölgelere göre oldukça geniş bir zamana yayıldığını gösterirken,
medüzlerin ortalama çap ve yaş dağılımındaki dar aralık çalışma sahasına yakın bölgelerden
sürekli bir taşınım olduğunu göstermektedir. Aurelia aurita’nın sıcaklık artışına karşı hızlı
tepkisi ve deneysel çalışmalarda elde edilen bulgular küresel ısınmanın ilerlemesiyle türün
yayılımını ve biyokütlesini arttıracağını göstermektedir. Bu artışı sınırlamak için balıkçılık
faaliyetlerinin, özellikle aynı nişi paylaştığı küçük pelajikler üzerindeki avcılık baskısının
düzenlenmesi gerekmektedir. Medüz popülasyonlarındaki artışla mücadele etmenin bir diğer
yolu poliplerin habitatlarını genişletmesine engel olmaktır. Bu kapsamda özellikle yumuşak
ve hareketli substrata sahip bölgelerde kıyı dolgusu vb. inşaat faaliyetlerinden kaçınmak ve
denizlere ulaşan katı atık kirliliği ile mücadele etmek gerekmektedir. Bunun dışında
denizanalarının sağladığı ekosistem hizmetlerinden yararlanmaya yönelik adımlar atılması,
oluşacak yüksek biyokütlenin yararlı kullanımı açısından önemli olacaktır.