Arap Bülbülü Pycnonotus xanthopygos Türkiye Populasyonu Biyo Ekolojisi


Aslan A., Erdoğan A. (Yürütücü)

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, 2002 - 2005

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Başlama Tarihi: Nisan 2002
  • Bitiş Tarihi: Nisan 2005

Proje Özeti

Bu çalışmada, Arap bülbülünün (Pycnonotus xanthopygos) Türkiye yayılışı içindeki populasyonunun biyo-ekolojisi incelenmiştir. Araştırma; Akdeniz Bölgesi başta olmak üzere bölgeyle sınırı bulunan İç, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde belirlenen lokalitelerde 2001-2003 yılları arasında yürütülmüştür. Yapılan çalışmalar sonucunda, Arap bülbülünün yoğun olarak Akdeniz kıyı bandında bulunduğu belirlenmiştir. En uç yayılış noktasının batıda Patara/Gelemiş köyü (Kaş) ve doğuda Türkoğlu ilçesi (Kahramanmaraş) olduğu tespit edilmiştir. Sahilden itibaren İç Anadolu’ya doğru türün yayılış gösterdiği en yüksek nokta (1260m) Karaman’ın Ermenek ilçesidir. Antalya ovası ile Çukurova ve Hatay ilinin kıyı bölümleri, Arap bülbülünün en yoğun bulunduğu, buna karşın, Ermenek (Karaman) ve Nurdağı ilçelerinde (Gaziantep) populasyon yoğunluğunun az olduğu gözlenmiştir. Arap bülbülünün Türkiye’deki yayılışını belirleyen en önemli faktörlerin arazi yapısı, yükselti, vejetasyon yapısı, besin kaynakları ve iklimsel etmenler (sıcaklık, yağış ve nem gibi) olduğu saptanmıştır. Besin kaynakları, arazi ve vejetasyon yapısının yükseltiyle beraber yayılışı sınırladığı; buna karşın, sıcaklık, nem ve yağış artışının olumlu etkilediği belirlenmiştir. Üreme döneminin yaklaşık olarak 6.5 ay kadar (Nisan-Eylül) sürdüğü; yuva yerini erkeğin seçtiği; yuva malzemesini her iki eşeyin taşıdığı, buna karşın, yuvanın sadece dişi birey tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. İncelenen 73 yuvaya, 2-4 arasında toplam 208 adet yumurta bırakılmış olup, yuva başına düşen ortalama yumurta sayısı 3.41±0.07 adettir. Yumurtaların en, boy ve ağırlık ölçüleri alınarak, yıllara göre karşılaştırmaları yapılmış ve yıllar arasında istatiksel önemde farklılıklar bulunmuştur (P<0.05). Bırakılan 208 yumurtanın 167’sinden (%80.29) yavru çıkışı gerçekleşmiş; çıkan yavrulardan 144’ü (%86.23) başarıyla uçurulmuş; 23 yavru ise uçamadan predasyon nedeniyle ölmüştür. Buna göre Arap bülbülünün kuluçka başarısı, bırakılan toplam yumurta sayısına göre %69.23, açılan yumurta sayısına göre ise %86.22 olmuştur. Yavruların günlük gelişim değerlerini belirlemek amacıyla günaşırı gaga, kanat, TMT (Tarsometatarsus), ayak açıklığı, toplam boy ve ağırlık ölçüleri alınarak, yıllar bazında karşılaştırmaları yapılmıştır. Yuvaların, park ve bahçelerde yoğun olarak bulunan palmiye (Washingtonia filifera), fıstık çamı (Pinus pinea), servi (Cupressus sempervirens), yeni dünya (Eriobotrya japonica), tespih ağacı (Melia azedarach) ve Kıbrıs akasyası  (Acacia cyanophylla) gibi 16 farklı ağaç türüne yapıldığı, bunlardan palmiye ve fıstık çamının %48 gibi büyük bir oranla tercih edildiği saptanmıştır. Yuva yapımında kullanılan malzemelerin %70’i palmiye lifinden ve kuru otlardan oluşmaktadır. Arap bülbülünün ağırlıklı olarak bitkisel besinlerle beslendiği, ancak hayvansal besinleri de tükettiği; bitkisel besinlerin 20 familyaya ait 42 farklı türün meyve, tohum, çiçek ve taze filizlerinden, hayvansal besinlerin ise 13 böcek takımına ait 24 farklı türden oluştuğu tespit edilmiştir. Arap bülbülünün sergilediği davranış şekilleri incelenerek, bunların yılın hangi dönemlerinde ve ne amaçla yapıldığı; ayrıca, yapılan ötüşlerin çeşitliliği ve hangi durumlarda sergilendiği ortaya konmuştur.